Düşük doz kontrastsız helikal bilgisayarlı tomografi ile normal apendiksin görüntülenme sıklığı, kalınlığı ve lokalizasyonunun değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2004

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYKUT BURSALI

Danışman: MEHMET ARAÇ

Özet:

62 8. ÖZET 8.1. TÜRKÇE Amaç: Akut apendisit tanısı ultrasonografi ile güvenilir bir şekilde konulabilmekte olup ultrasonografik tanı kriterleri büyük oranda belirlenmiştir. Ancak daha az kullanıcı bağımlı olması nedeniyle helikal BT kullanımı giderek artmaktadır. Bununla birlikte literatürde normal apendiksin boyut ve lokalizasyonunu belirlemeye yönelik az sayıda çalışma bulunmakta ve akut apendisit için kullanılan tanı kriterlerinde genellikle ultrasonografik kriterler temel alınmaktadır. Bu çalışmada, kontrastsız helikal BT ile normal apendiksin görüntülenme sıklığı, kalınlığı ve lokalizasyonunun değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve yöntem: 234 olguda, renal kolik nedeniyle yapılan, oral ya da intravenöz kontrast madde kullanılmadan gerçekleştirilen düşük doz helikal BT incelemeleri retrospektif olarak değerlendirildi. Tüm incelemeler, helikal BT cihazı ile ( HiSpeed CT/i, GE Medical Systems, Milwaukee, Wise), 120 Kvp, 20 mA, 7 mm kesit kalınlığı, 3,5 mm kesit aralığı ve pitch:2 parametreleri kullanılarak elektif koşullarda gerçekleştirildi. Normal apendiksin görüntülenme sıklığı, çift duvar kalınlığı ve lokalizasyonu, olguların apendektomi öyküleri araştırılmadan önce kayıt edildi. Çift duvar kalınlığı, apendiksin intraluminal içeriğinin görülemediği olgularda maksimum transvers çap olarak kabul edildi. Intraluminal içeriğin görülebildiği olgularda ise maksimum transvers çaptan intraluminal içeriğin çapı çıkartılarak ölçüldü. Lokalizasyon, apendiks ile çekumun birleşim düzeyinin ileoçekal bileşke ile ilişkisine63 göre "aynı düzey" ya da "kaudal", apendiks distal ucunun lokalizasyonuna göre "parakolik", "retroçekal", "pelvik" ya da "orta hatta uzanım gösteren" şeklinde tanımlandı. Bulgular: Apendektomi prevalansı %1 7(40/234) olarak belirlendi. Duyarlılık, özgüllük, pozitif ve negatif tahmin değerleri ile güvenilirlik oranları sırasıyla % 71, %85, %96, %37 ve %73 olarak saptandı. Ortalama çift duvar kalınlığı, intraluminal içeriği bulunan apendikslerde 3,4 ± 0,66(SD)mm, bulunmayanlarda 5,1 ± 0,25 mm ölçüldü. Lokalizasyon, apendektomi öyküleri bulunmayan ve normal apendiksin izlenebildiği 137 olguda, apendiks distal ucuna göre % 63,5 (87/137) parakolik, % 15,3 (21/137) pelvik, % 12,4 (17/137) retroçekal, % 8,8 (12/137) orta hatta uzanım gösteren şeklinde belirlendi. Ilioçekal valvin de izlenebildiği olguların %78'inde (99/127), apendiks kökü ileoçekal valv düzeyinin kaudalinde, % 22'sinde (28/127) ileoçekal valv ile aynı düzeyde izlendi. Sonuç: Normal apendiksin büyük bir kısmı kontrastsız helikal BT ile saptanabilmektedir. Toplumumuzdaki normal apendiks boyutlarının bilinmesi yanlış negatif ve yanlış pozitif apendisit tanısında azalma sağlayabilir. Benzer şekilde, ultrasonografinin yeterli katkı sağlayamadığı "akut karın" olgularında gerçekleştirilen BT incelemelerinde normal apendiksin tanınabilmesi, akut apendisit ön tanısının dışlanmasını olanaklı kılabilir.