Çoklu biyolojik yolakların kullanıldığı tedavi dirençli spondiloartrit hastalarının klinik özellikleri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖZDE DUYGU İŞBİLİR
Danışman: Hamit Küçük
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Spondiloartritlerde tedavide biyolojik DMARD'ların kullanılmaya başlan-ması ile dirençli SpA hastalarında tedavi seçenekleri artmıştır. İlk biyolojik DMARD tedavide başarısızlığı takiben alternatif bir biyolojik tedaviye geçilmesi mümkündür. Ancak ilaç seçimine ilişkin veriler sınırlıdır. Bu çalışmada farklı yolak-ları hedefleyen çoklu biyolojik DMARD tedavisi almış hastaların klinik özellikleri-nin ve tedavi geçişlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Tek merkezli, retrospektif olarak yapılan çalışmamızda Ocak 2018–Ekim 2022 tarihleri arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı'na bağlı Romatoloji polikliniğine başvuran spondiloartrit tanılı 18 yaş ve üstü biyolojik DMARD tedavisi alan 539 hastanın verileri taranmıştır, hem anti-TNF tedavisi hem de IL-17 inhibitörü ve/veya IL-23 inhibitörü tedavisi almış olan 90 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların aldığı SpA tedavileri ile birlikte demog-rafik verileri, MRG ve radyografi bulguları ve laboratuvar verileri değerlendirilmiş-tir. Çalışmamızda ikinci basamak biyolojik DMARD ile remisyona giren hasta-ların hastalık süresi ortanca 6 yıl, remisyona girmeyenlerde ortanca 12 yıl olarak bulunmuştur (p=0,009). IL-17 inhibitörü tedavisini alan hastalarda bu ajanlarla remisyona giren ve girmeyen hasta grubu karşılaştırıldığında remisyona girmeyen-lerde fibromyalji tanısı daha çok eşlik etmektedir (p=0,028). İkinci basamakta veri-len IL-17 inhibitörü tedavisine yanıt oranı dördüncü basamak ve sonrasında veril-diğindeki tedavi yanıtına göre daha yüksek bulunmuştur (p=0,044). Spondiloartrit hastalarında biyolojik DMARD tedavisine başlama kararın-da geç kalınmamalıdır. IL-17 inhibitörün daha erken basamaklarda verilmesi ile bu ajanlara daha iyi tedavi yanıtı alınabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Tedavi-ye dirençli SpA hastaları fibromyalji tanısı açısından değerlendirilmelidir. SpA has-talarında tedavi geçişlerinin optimizasyonu ve tedaviye yanıtsızlık nedenlerinin belirlenmesi için daha geniş vaka grubu ile yapılacak ileri çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Spondiloartrit, Biyolojik Tedavi, Anti-Tümör Nekro-zis Faktör (Anti-TNF), İnterlökin-17 İnhibitörü