Uç-yan sinir anastomozunda alıcı sinir distal ucunda epinörium rezeksiyonunun rejenerasyona etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, PLASTİK VE REKONSTRÜKTİF CERRAHİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2002

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SELAHATTİN ÖZMEN

Danışman: OSMAN LATİFOĞLU

Özet:

94 ÖZET Periferik sinir tamirinde uç-uca onarım tekniği altın standarttır. Uç-uca onarım mümkün olmadığında genellikle sinir greftleri kullanılmaktadır. Sinir greftlerinin kullanılamayacağı veya yetersiz kaldığı durumlarda uç-yan siriir anastomozu kullanılabilir. Bu çalışmada, uç-yan sinir anastomozunda alıcı sinirin distal ucunda epinörium rezeksiyonunun sinir rejenerasyonuna etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada 40 adet wistar tipi erkek rat 4 grup halinde kullanılmıştır. Ketamin (50 mg/kg-IM) anestezisi kullanılarak, sağ arka ekstremitede çalışıldı. Peroneal sinir, tibial sinirin sural dallarına ayrıldığı bifürkasyonun yaklaşık 1 cm üzerinden tam kat kesilerek proksimal ucu gluteal kas liflerinin arasına gömüldü. Peroneal sinirin distal ucuna grup I'de (kontrol, n=10) bir işlem yapılmadı, grup IF de (n=10) bu uç tibial sinirde açılan epinöral pencereye 4 adet epinöral süturla tutturuldu. Grup IH'te (n=10) peroneal sinir distal ucunda epinörium sağlam olarak ve grup IV 'te (n=10) epinörium 1-2 mm eksize edilerek, epinöral pencereden içeriye 1 mm kadar gömülerek dikildi. Postoperatif 90. günde deneklere yürüme analizi ve elektromiyografi yapıldı. Denekler şakrifiye edilerek ıslak kas ağırlığı, kas ve sinir histomorfometrik analizleri yapıldı. Veriler ANOVA yöntemi kullanılarak istatiksel olarak değerlendirildi. Yöntemin donör sinir ve kas için zararının olmadığı saptandı. Alıcı sinirde operatif kontrol grubuna göre tüm gruplarda belirgin fonksiyonel ve histomorfometrik iyileşme saptandı. Sonuçlar grup IV'te grup II ve IH'e göre daha iyiydi, ancak gruplar arasında istatiksel olarak anlamlı iyileşme farkı saptanmadı. Uç-yan anastomoz belli oranlarda rejenerasyona olanak tanıyan ve uç-uca onarımın ve/veya sinir greftlerinin kullanımının mümkün olmadığı durumlarda faydalı olabilen bir tekniktir. Ancak rutin klinik kullanıma girebilmesi için rejenerasyon oranını arttırmaya yönelik çalışmalar gereklidir.