Yabancı dil olarak Türkçenin öğretimi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HALİME BARIŞ
Danışman: ÜLKER ŞEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin yazma becerisini kazanması ve bu sırada ortaya çıkan kaygının nedenlerinin neler olduğu, yazma kaygısı ölçeği ve kişisel bilgi formu yardımıyla araştırılmış ve ortaya konmuştur. Araştırmanın evrenini; Gaziantep Üniversitesi ve Aydın Üniversitesi Türkçe Öğrenim, Araştırma ve Uygulama Merkezi (TÖMER)'de 2019–2020 eğitim öğretim yılında Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklemimiz amaçlı örneklem alma yolu ile seçkisiz olarak B1 ve B2 kurunda Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen 130 öğrenciden seçilmiştir. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerde yazma kaygısının kaynaklarını çeşitli değişkenler ışığında tespit edebilmek amacıyla ilk önce alan yazın taraması yapılıp mevcut ölçekler incelenmiştir. Daha sonra mevcut olan ölçeklerden Şen ve Boylu (2017) tarafından hazırlanan ölçek bu araştırmaya esas alınmıştır. Ölçek çeşitli değişkenler doğrultusunda hedef dili öğrenen kitlede yazma kaygısının olup olmadığını ölçmektedir. Bu ölçek toplamda 13 madde ve iki faktörden oluşmaktadır. Bu faktörlerden biri Eylem Odaklı Kaygı diğeri ise, Çevre Odaklı Kaygı'dır. Eylem Odaklı Kaygıda 7 madde, Çevre Odaklı Kaygıda ise 6 madde bulunmaktadır. Veri toplama aracı olarak öğrencilerin; Türkçe yazı yazma sıklıkları, yaş, cinsiyet ve Türkçe kitap okuma sıklıklarının genelde Türkçe öğrenme ve özelde ise Türkçe yazma becerisini edinmede bir etkiye sahip olup olmadığını tespit etmek amacıyla öğrencilerden kişisel bilgi formu doldurmaları istenmiştir. Daha sonra Kişisel Bilgi Formu ile edinilen bilgilerin; öğrencilerin yazma kaygılarını ne oranda etkilediği incelenmiştir. Ölçek ve Kişisel Bilgi Formundan elde edilen veriler analiz edilirken SPSS 21.0 paket programı kullanılmıştır. Bu araştırmada Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin yazma becerisini öğrenme sırasında yaşadıkları kaygının sonuçları şu şekildedir: Öğrencilerin çevre odaklı kaygılarının eylem odaklı kaygıya göre daha yüksek çıktığı söz konusudur. Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin yazma kaygılarına ilişkin algı düzeyleri üzerinde cinsiyetin, cinsiyetin ise; eylem odaklı ve çevre odaklı kaygı alt faktörü açısından anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Öğrencilerin kur düzeyleri, kur düzeylerinin eylem odaklı ve çevre odaklı yazma kaygılarının hiçbirinde anlamlı bir farklılık görülmemektedir. Öğrencilerin yazma kaygılarına ilişkin algı düzeylerinin Türkçe kitap okuma sıklığına göre, Türkçe kitap okuma sıklığının ise; eylem odaklı ve çevre odaklı yazma kaygısına ilişkin algıları üzerinde anlamlı bir farklılık göstermediği araştırmanın sonuçları arasındadır. Fakat araştırmada hedef dili öğrenen öğrencilerin yazma kaygılarına ilişkin algı düzeylerinin Türkçe yazı yazma sıklıklarında ve Türkçe yazı yazma sıklıklarının ise; eylem odaklı yazma kaygılarına ilişkin algı düzeylerinde anlamlı bir farklılık görülmektedir. Bu anlamlı farklılık kaygı yaşayan kitlenin yazma becerisi ve o beceriyi sevme konusunda daha pasif olduğu bilgisini bize vermektedir. Bunun aksine Türkçe yazı yazma sıklığının öğrencilerin çevre odaklı yazma kaygılarına ilişkin algı düzeylerinde anlamlı bir farklılık görülmemektedir. Ayrıca öğrencilerin yazma kaygılarına ilişkin algı düzeylerinin yaşa ve yaşın da eylem odaklı yazma kaygısına ilişkin algı düzeyinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Fakat öğrencilerin çevre odaklı yazma kaygılarına ilişkin algı düzeylerinin yaşa göre anlamlı bir farklılık gösterdiği araştırmada elde edilen neticelerdendir. Kaygı hususunda sorun yaşayan eğitmen yaş faktöründen hareketle çözüm arayabilir. Sonuç olarak Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen katılımcıların; cinsiyet, kur, Türkçe kitap okuma sıklığı gibi değişkenlerce kaygı düzeylerinde anlamlı bir farklılık görülmediği söylenebilir. Bunun aksine hedef dili öğrenen kitlenin kaygı durumunu, yaşları ve hedef dilde Türkçe yazı yazma sıklıkları etkilemektedir.