Major depresyonlu hastalarda mizaç özellikleri: Klinik özellikler ve alt tiplerin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2006
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESRA YANCAR DEMİR
Danışman: SELÇUK ASLAN
Özet:84 ÖZET Bu çalışmada, major depresif bozuklukta depresyon şiddeti, depresyon sayısı, erken ve yakın zaman yaşam olayı varlığı ve II. eksen kişilik bozukluğu ile baskın mizaç tipleri arasındaki ilişki incelenmiştir. SCID-I ile major depresif bozukluk tanısı konan 83 hasta çalışmaya alınmış, sosyodemografik ve klinik özellikler, aile öyküsü, yaşamın erken ve depresyon dönemleri öncesinde 6 aylık bir sürede var olan yakın zaman yaşam olayları incelenmiştir. Hastalar remisyona girdikleri ya da tedaviye en az %50 yanıt verdikleri bir dönemde, baskın bir mizaç tipleri TEMPS-A ölçeği ile, II.eksen kişilik patolojileri DSM-III R SCID-II ile değerlendirilmiştir. Sonuçta II.eksen tanısı olan ve olmayan grup karşılaştırıldığında; kişilik bozukluğu olan hastalarda depresif ve anksiyeteli mizaç görülme oranın anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur. Yine önemli bir bulgu olarak; yineleyici depresif dönemleri olan hastalarda, tek depresyon dönemi geçirenlere göre daha fazla depresif mizaç görüldüğü saptanmıştır. Ayrıca depresyon sayısı (tek, yineleyici), depresyon şiddeti (ağır,ağır olmayan), erken ve yakın zaman yaşam olayı görülüp-görülmemesi ve II. Eksen kişilik bozukluğu tanısının olup- olmaması gibi parametrelere göre hastaların ortalama mizaç puanlan karşılaştırılmıştır. Buna göre; yineleyici depresyon dönemi olan hastalarda depresif ve siklotimik mizaç ortalamaları, tek depresyon dönemi geçirenlere göre, Il.eksen kişilik bozukluğu tanısı eşlik eden hastalarda ise depresif, siklotimik, irritabl ve anksiyeteli mizaç ortalamaları II.eksen tanısı olmayanlara göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Bu çalışma yineleyici major depresif bozukluğu olan ve II. Eksen bozukluğu olan hastalarda eşik altı duygulanım bozukluklarının iyileşme döneminde de sürdüğünü desteklemiştir. Ancak, depresyon alt tipleri ile daha fazla sayıda hastanın katıldığı geniş çaplı çalışmalara ihtiyaç vardır.