COVID-19 pandemisinde çocuk sağlığı ve hastalıkları hekimlerinin iş düzeni, korunma ve hastalık geçirmeleri ile eğitim ve psikososyal etkilenimlerini değerlendiren çevrimiçi anket çalışması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İDRİS MURĞ

Danışman: SEVCAN AZİME BAKKALOĞLU EZGÜ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Araştırmamızda Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (ÇSH) hekimlerinin COVID-19 pandemisi sürecindeki iş düzenleri, çalışma ortamlarının uygunluğu ile hastalığa yakalanma durumlarının, eğitim alma ve verme durumları, aile içi etkilenimleri ve psikososyal etkilenimlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gazi Üniversitesi Rektörlük Etik Komisyonunun 19.10.2021 tarihli ve 16 numaralı etik onayının ardından anketimiz Google form'lar üzerinden hazırlanıp, Türkiye Milli Pediatri Derneği üyelerine e-posta yoluyla gönderilmiş ve ÇSH hekimlerinin bulunduğu sosyal medya gruplarında paylaşılmıştır. Araştırmamız tanımlayıcı ve kesitsel bir çalışma olup online olarak hazırlanmıştır. Yedi başlık ve 68 sorudan oluşan ankete 417 hekim katılım sağlamıştır. Katılımcı hekimlerin %67'sinin kadın ve %17'sinin kronik bir hastalığa sahip olduğu görülmüştür. Hekimlerin %57'si korunmaya yönelik eğitim aldığını, yarısı kişisel koruyucu ekipman temininde sorun yaşadığını ve üçte ikisi de çalışma ortamlarının pandemi koşullarına uygun olmadığını belirtmiştir. Görev unvanına göre korunma önlemlerine uyma durumu incelendiğinde ÇSH araştırma görevlilerinde bu oranın en düşük (p<0.001) olduğu bulunmuştur. Nöbet tutanların %48'i (n=143) COVID-19 pandemisi sonrasında nöbet sayısının, %68'i (n=205) ise nöbetlerde iş yoğunluğunun arttığını ifade etmiştir. Hekimlerin %71'inin (n=296) çocuk, üçte birinin erişkin COVID-19 servis ve polikliniklerinde çalıştığı görülmüştür. Uzaktan eğitim alanların yarısından fazlası (%59) ve bu eğitimi veren hekimlerin %75'i uzaktan eğitimi az verimli veya verimsiz olarak değerlendirmiştir. Aşı olma durumu incelendiğinde %98'nin en az bir doz aşı olduğu, %2'sinin ise hiç aşı olmadığı görülmüştür. Hekimlerin %29'u aşı öncesi, %7'si de aşı sonrası hastalığı geçirdiğini ifade etmiştir. Bu süreçte %85'inin anne ve babası ile görüşmelerini sınırlandırdığı, %52'sinin ise ailesinden ayrı kaldığı görülmüştür. Ebeveyn olanların %72'si çocuklarında ekran süresinin arttığını (uzaktan eğitim hariç), dörtte biri çocuklarının kilosunda artış olduğunu ve %8'i ise pandemi nedeniyle çocuklarının psikolojik destek aldığını ifade etmiştir. Hekimlerin dörtte üçü COVID-19 nedeniyle stres/anksiyete/depresyon yaşadığını, %8'i bu nedenle psikiyatrik destek aldığını ve antidepresan kullandığını belirtmiştir. Hastalık konusunda yeterli bilgiye sahip olanların endişe (p=0.000) ve stress/anksiyete/depresyon (p=0.003) sıklığının daha düşük olduğu saptanmıştır. Kadın cinsiyette (p<0.001) ve genç popülasyonda (p=0.025) psikolojik sıkıntı yaşama oranı daha yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak çalışmamızda korunmaya yönelik verilen eğitimlerin eksik olduğu ve çalışma ortamlarının pandemi koşullarına uygun olmadığı görülmüş olup ÇSH hekimleri ve ailelerinde COVID-19 hastalığını geçirme oranlarının yüksek olduğu saptanmıştır. Pandemi nedeniyle kurumlarda eğitimin ciddi olarak aksadığı ve yapılan akademik çalışmaların olumsuz etkilendiği saptanmıştır. Aşılanma oranı yüksek olsa da; eksik dozu bulunan ve hiç aşı olmayan kişilerin azımsamayacak sayıda olduğu görülmüştür. Çocukların pandemi sürecinde hem psikolojik hem sosyal olarak etkilendiği saptanmıştır. Son olarak hekimler arasında anksiyete, depresyon ve stres olarak tarif edilen ruhsal sıkıntıların dikkat çektiği görülmüştür. Pandemiden çok yönlü olarak etkilenen ÇSH hekimlerinde bu problemlerin çözüm yollarını saptamaya yönelik çalışmalara ihtiyaç vardır.