Ankara il merkezindeki anasınıfları ile uygulama anaokullarının fiziki özellikler açısından kıyaslanarak değerlendirilmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, ÇOCUK GELİŞİMİ VE EV EKONOMİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 1994

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MÜNEVVER BİÇER

Danışman: ESRA ÖMEROĞLU

Özet:

Dünyada olduğu gibi, ülkemizde de okulöncesi eğitime gereken önem verilmektedir. Okulöncesi eğitim çocuğu tüm gelişimini sağlayan, ilkokula uyum başarısını artıran, yetişkinlik yıllarım etkileyen bir süreç olmakla beraber zorunlu eğitim değildir. Okulöncesi eğitim, daha fazla sayıda çocuğa ve daha kaliteli hizmet verilmesi hedef alınarak gerçekleştirilmelidir. Okulöncesi eğitim kurumlan, bağlı bulundukları kurum ve kuruluşlara göre hizmet vermektedir. Bunlardan; ilkokullara bağlı anasmıfları, okul binası inşa edildikten sonra bir sınıfın okulöncesi eğitim için ayrılması ile hizmete geçmektedir. Bu şekilde plansız sağlanan binalar, o yaş çocuğunun gelişimine uygun olmadığından okulöncesi eğitimde baştan yapılan yanlışlıktır. Bu kurumlar, amaçlarını tam olarak gerçekleştirebilmek için, o yaş çocuğuna uygun fiziki özelliklere sahip olmalıdır. Çünkü, çocuğu etkileyen ve yön veren yaşadığı çevredir. Ayrıca, fiziki ortamın düzenlenmesinde rol alan yönetici ve öğretmenlerinde eğitim durumu önem taşımaktadır. Bu araştırma, Ankara il merkezindeki anasmıfları ile uygulama anaokullarının fiziki özellikler açısından kıyaslanarak farklılıkları tesbit etmek, yöneticiler ile öğretmenlerin eğitim durumlarının kurumun fiziki çevre özelliklerine etkisini ortaya çıkarmak amacıyla planlanmış, uygulanmış ve sonuçlandırılmıştır. Ankara il merkezi ilçelerinde 173 ilkokula bağlı 224 anasınıfı ile 14 Kız Meslek Liselesine bağlı 28 uygulama anaokulunun tümü (toplam 252 anasınıfı ve uygulama anaokulu) araştırmanın örneklemini kapsamış ve veri toplamada gözlem ile anket kullanılmıştır.Anket formunun birinci bölümünde; kurum hakkındaki bilgiler ile yöneticiye yönelik sorular bulunup 187 yönetici tarafından doldurulmuştur. İkinci bölümde ise, kurumda görevli öğretmenlere ait sorular yer almakta olup 252 öğretmen tarafından cevaplandırılmıştır. Gözlem formunda ise, kurumun fiziki özellikleriyle ilgili sorular bulunup bizzat araştırmacının gözlemlerine dayalı olarak doldurulmuştur. Toplanan verilerin istatistik analizinde frekans dağılımı, yüzde, iki kurum arasındaki fiziki özelliklerin manidarlığını (farkın önemini) sınamada x^ testi uygulanmıştır. x^ testinin değişik durumlarında kullanılan Fisher Kesin Ki-Kare ve Kolmogorov-Smirnov testleri de gerektiğinde yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular şöyle sıralanmaktadır. Anasımflarının % 42.8'i son 5 yıldır; uygulama anaokullarının ise % 4.3'ü 16 ve daha fazla yıldan itibaren eğitim faaliyetinde bulunduğu ortaya çıkmıştır. Eğitim faaliyeti sürelerine göre, anasınıfları ile uygulama anaokulları arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (p 0.05). Hizmetiçi eğitime katılımları bakımından; anasınıfı yöneticilerinin % 25.7'si hizmetiçi eğitim kurslarına katılmadıklarını, % 66.9'u ise kurslara katıldıklarım fakat, okulöncesi eğitim alanıyla ilgili olmadığını ifade etmişlerdir. Uygulama anaokulu yöneticilerinin ise % 5.9'u kurslara katılmadıklarını, % 1.5'i de okulöncesi eğitim kurslarına en son yedi ve daha fazla yıl önce katıldıklarını belirtmişlerdir. Hizmetiçi eğitime katılmalarına göre, anasınıfı ve uygulama anaokulu yöneticileri arasındaki fark önemli bulunmuştur (p 0.05). Oyun odasındaki çocuk mevcudu bakımından; anasmıflarının % 45.3'ünde bir odadaki çocuk mevcudu 20'nin üzerinde görülürken, uygulama anaokullarmın % 8.4'ünde çocuk mevcudu 20'nin altında olduğu gözlenmiştir. Odadaki çocuk mevcuduna göre, anasınıfları ile uygulama anaokulları arasındaki fark önemli bulunmuştur (p 0.05). Binanın iç yapı özellikleri hususunda; giriş ve mutfak bölümleriyle idareci ve öğretmenler odasının mevcudu bakımından,anasınıfları ile uygulama anaokulları arasındaki fark önemli bulunmuştur (p 0.05). Anasınıfları ile uygulama anaokullarının sahip olduğu fiziki özelliklerde sağlık ve güvenlik tedbirlerinin alınması bakımından yeterliği hususunda; anasınıflarında okul çevresinin, bahçesinin, oda döşemesinin, ecza dolabının çocuğun sağlık ve güvenliği bakımından uygulama anaokullarına göre yeterli olması kurumlar arasında önemli fark göstermiş'tir.. (p 0.05). Oyun odası özelliklerinde; oda döşemesi bakımından anasınıfları ile uygulama anaokulları arasındaki fark önemsiz bulunmuştur (p>0.05). Odada çocuk başına ayrılan alanın 1.5 rn^'den az olarak yetersiz bulunduğundan kurumlar arasında önemli bir farklılık görülmemiştir (p>0.05). Oyun odasından bahçeye geçişte anasmıflarınm % 58.3'ü binanın ana kapısını kullanmasında, fiziki ortamın elverişsizliği ortaya konulmuştur. Odadan bahçeye geçiş durumuna göre de kurumlar arasında önemli fark görülmüştür (p 0.05). Odadaki raf ve dolaplar anasınıflarının %65.5'inde, uygulama anaokullannın % 1.6'sında yetişkin boyuna uygun olduğu gözlenmiştir. Buna göre anasınıflarında çocuk boyuna uygun raf ve dolaplara az rastlanıldığından, anasınıfları ile uygulama anaokulları arasındaki fark önemli bulunmuştur (p 0.05). îlgi köşelerinin mevcut olmasına göre, anasınıflarında blok (% 7.9), evcilik (% 71.4), müzik (% 18.7), fen ve doğa (% 43.3), masa oyunları (% 69.1) köşeleri ile uygulama anaokullarında blok (% 10.7), evcilik (% 10.7), müzik (% 7.1), fen ve doğa (% 9.1), masa oyunlan (% 11.1) köşelerinin mevcut olması bakımından konular arasındaki fark önemli bulunmuştur (p 0.05). Bahçenin kullanım ve zemin özellikleri bakımından; anasınıflarının bahçeyi okulla müşterek kullandığından ve bahçe zemininin büyük bir kısmının betonla kaplı olduğundan okulöncesi çocuğuna uygun bulunmamıştır. Bahçe özelliklerine göre, anasınıfları ile uygulama anaokulları arasındaki fark önemli görülmüştür (p 0.05). Özetle, Anaokulu Öğretmenliği Önlisans ile Önlisans Tamamlama mezunlarının bulunduğu anasınıflarmda blok köşesi, uygulama anaokullarmda fen ve doğa köşesi nitelik ve nicelik bakımından aynı yetersizlikte görülmüştür. Bunun nedeni olarak, anasınıflarmda blok, uygulama anaokullarmda ise fen ve doğa köşelerinin düzenlenmesinde öğretmenlerin gereken önemi vermedikleri, fiziki ortamın uygun olmadığı, köşe materyallerinin devlet tarafından sağlanamadığı düşünülmüştür. Bu çalışma sonunda elde edilen verilere göre, uygulanabilecek öneriler, kısaca aşağıda belirtilmiştir. Anasınıflan ve uygulama anaokullannda fiziki çevre özelliklerinin okul öncesi çocuğuna uygun olmasına özen gösterilmelidir.. Yönetici veöğretmenlerin okulöncesi eğitimi alanında yetişmeleri sağlanmalıdır. Bu durum okulöncesi eğitimde kalitenin artmasına ve çocukların geleceğine güvenle bakabilmemizde, sağlıklı eğitim ortamının düzenlenmesine katkısı açısından önemlidir.