Diyabette oksidatif stresle ilişkili paraoksonaz 1 gen polimorfizminin beslenme durumu, vücut bileşimi ve bazı biyokimyasal parametrelerle ilişkisi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Emine KOÇYİĞİT

Danışman: Makbule Gezmen Karadağ

Özet:

Bu çalışma, 102 tip 2 diyabetli (T2DM) (46 erkek, 56 kadın) ve 102 sağlıklı bireyde (46 erkek, 56 kadın), paraoksonaz 1 (PON1) enzim aktivitesi ve gen polimorfizmlerinin antropometrik ölçümler, beslenme durumu ve bazı biyokimyasal parametrelerle ilişkisinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bireylerin genel özellikleri, sağlık bilgileri ve beslenme alışkanlıkları anket formu ile sorgulanmıştır. Bireylerin günlük enerji ve besin ögesi alım miktarları ile diyet toplam antioksidan kapasiteleri (DTAK) 3 günlük besin tüketim kayıtları alınarak belirlenmiştir. Fiziksel aktivite düzeyleri “Uluslararası Fiziksel Aktivite Değerlendirme Anketi” ile değerlendirilmiştir. Tüm bireylerin vücut bileşimi ve antropometrik ölçümleri tekniğine uygun olarak araştırmacı tarafından alınmış, bazı biyokimyasal bulguları analiz edilmiş ve PON1 192 ile 55 (rs662 ve rs854560) gen polimorfizm durumları saptanmıştır. Hasta ve sağlıklı grupta yer alan bireylerin PON1 192 QQ (homozigot riskli) genotiplerinin sıklıkları sırasıyla %49,0 ve %47,1; QR (heterozigot) genotipi sıklığı %39,2 ve %41,2; RR (yabanıl tip) genotipi sıklığı %11,8 olarak bulunmuştur. Hasta ve sağlıklı gruptaki bireylerin PON1 55 LL (yabanıl tip) genotiplerinin sıklıkları ise sırasıyla %30,4 ve %31,4; LM (heterozigot) genotipi sıklığı %57,8 ve %49,0; MM (homozigot riskli) genotipi sıklığı %11,8 ve % 19,6’dır. Hasta ve sağlıklıların rs662 polimorfizm genotiplerine göre kalça çevresi (cm), vücut yağ ve su miktarı (%) ve vücut adipozite indeksi değerleri arasında istatistiksel olarak önemli fark bulunmuştur (p<0,05). Sağlıklı bireylerin rs662 genotiplerine göre diyetle protein (g), tiamin (mg), niasin (mg) ve çinko (mg) alımları T2DM’li bireylere kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek iken; C vitamini (mg), fosfor (mg) ve demir (mg) alımları anlamlı düzeyde daha düşüktür (p<0,05). Hasta ve sağlıklı grup arasında rs662 ve rs854560 genotiplerine göre besin grubu tüketim miktarları, DTAK ve fiziksel aktivite düzeyleri arasında anlamlı fark belirlenmemiştir (p>0,05). Genotipi RR ve LL olan T2DM’li ve sağlıklıların serum PON1 enzim aktivitesi diğer genotiplere kıyasla daha yüksektir (p<0,05). Farklı genotiplere sahip T2DM’li ve sağlıklı bireylerin bazı antropometrik ölçümleri (vücut ağırlığı, bel/boy, bel/kalça, boyun çevresi, bel çevresi, kalça çevresi), BKİ ve vücut yağ miktarı ile serum APG, LDL-K, total kolesterol ve trigliserid düzeyleri arasında pozitif yönlü; serum HDL-K arasında negatif yönlü istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir (p<0,05). Farklı genotiplere sahip T2DM’li ve sağlıklı bireylerde diyetle enerji (kkal), karbonhidrat (g), posa (g), protein (g) ve yağ (g) (RR, LL ve LM genotip) alımı ile DTAK arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki belirlenmiştir (p<0,05). Oksidatif stresin T2DM gelişimindeki rolü göz önünde bulundurulduğunda, serum PON1 enzim aktivitesinin ve genetik varyasyonlarının bireylerin vücut bileşimi ve antropometrik ölçümler, beslenme durumu ve biyokimyasal parametrelerle ilişkisinin varlığının T2DM’nin tedavisinde yeni yaklaşımlara temel oluşturabileceği düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler : Diyabet, Oksidatif stres, Paraoksonaz 1, Polimorfizm