Kistik fibrozis yenı̇doğan taraması ile kistik fibrozis ilişkili metabolik sendrom / kistik fibrozis kesin olmayan tanı ve kistik fibrozis tanısı alan hastaların klinik özelliklerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NURSİMA KUNT BAYKAL

Danışman: Tuğba Şişmanlar Eyüboğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

IRT/IRT Protokolü ile Yenidoğan Tarama Programında Kistik Fibrozis ve 'Kistik Fibrozis İlişkili Metabolik Sendrom/Kistik Fibrozis Kesin Olmayan Tanı' Tanısı Alan Çocukların Klinik Özelliklerinin Değerlendirilmesi Kistik fibrozis ilişkili metabolik sendrom/kistik fibrozis kesin olmayan tanı (KİMS/KFKOT) tanısı alan çocuklarda zamanla kistik fibrozis (KF) gelişebileceğinden takipleri önemlidir. Dünyada her ülke kendi yenidoğan tarama (YDT) programını ve kendi kestirim değerini kullanmaktadır. YDT programlarının hepsinde ilk basamakta immün reaktif tripsinojen (IRT) bakılmaktadır. Literatürde bu alanda yapılan çalışmalar DNA protokollü YDT programlarının sonuçlarını bildirmektedir. Ülkemizde IRT/IRT programı kullanılmakta olup, YDT programımızda genetik inceleme yapılmamaktadır. Çalışmamızda ülkemizde uygulanan IRT/IRT protokolü ile YDT pozitif olan KİMS/KFKOT ve KF tanılı çocuklar ile izlemde sonradan KF tanısı alan ve almayan çocukların klinik özelliklerini değerlendirmek ve izlemde KF tanısı alan çocuklara erken tanı koyabilmek amaçlandı. Çalışma süresince üç çocuk göğüs hastalıkları polikliniğine YDT pozitifliği ile başvuran 3372 çocuk vardı. Bu çocuklardan ter testi >30 mmol/L olan 176 çocuk çalışmaya dahil edildi. İlk başvuruda çocuklardan 94'ü (%53,4) KİMS/KFKOT ve 82'si (%46,6) KF tanısı aldı. Çocukların 98'i (%55,7) kızdı. İlk başvuruda KF:[KİMS/KFKOT] oranı 0,87:1 olarak saptandı. KİMS/KFKOT tanılı 13 (%7,3) çocuktan 12'si (%92,3) genetik sonuç ile, biri (%7,7) izlemde yapılan ter testi ile ortanca 118 gün sonra KF tanısı aldı. Son olarak 95 (%54,0) çocuk KF, 72 (%40,9) çocuk KİMS/KFKOT tanısı aldı. Son tanısı KF olan ve izlemde KF tanısı alan çocuklar ile son tanısı KİMS/KFKOT olan çocukların verileri karşılaştırıldı. Son tanısı KF olan çocuklarda demografik verilerden kardeşte KF varlığı ve ölen kardeş öyküsü, son tanısı KİMS/KFKOT olan çocuklara göre anlamlı fazla saptandı (p<0,05). Son tanısı KF olan çocuklarda psödo-Bartter sendrom öyküsü ve tekrarlayan alt solunum yolu enfeksiyonu (ASYE) öyküsü, son tanısı KİMS/KFKOT olan çocuklara göre anlamlı fazla saptandı (p<0,05). Taş bebek yüz görünümü son tanısı KİMS/KFKOT olan çocukların hiçbirinde görülmedi. Son tanısı KF olan çocuklarda, son tanısı KİMS/KFKOT olan çocuklara göre vücut ağırlığı ve boy z-skoru, günlük kilo alımı istatistiksel olarak daha düşüktü (p<0,05). Başvuru IRT değeri, ter testi sonuçları, hastane başvurusu ve hastane yatış sayısı son tanısı KF olan çocuklarda son tanısı KİMS/KFKOT olan çocuklara göre anlamlı fazla saptandı (p<0,05). Başlangıçta KİMS/KFKOT tanısı olup izlemde KF tanısı alan çocuklarda son tanısı KİMS/KFKOT olan çocuklara göre kardeşte KF varlığı anlamlı fazla saptandı (p<0,05). İzlemde KF tanısı alan çocuklarda, son tanısı KİMS/KFKOT olan çocuklara göre psödo-Bartter sendrom öyküsü ve tekrarlayan ASYE öyküsü daha fazla saptandı (p<0,05). İzlemde KF tanısı alan çocuklarda IRT değeri, ter testi sonuçları, hastane başvuru sayısı, hastane yatış sayısı ve akciğer grafisinde infiltrasyon istatistiksel olarak daha fazlaydı (p<0,05). Pankreatik elastaz değeri son tanısı KF olan çocukların 35'inde (%36,8), son tanısı KİMS/KFKOT olan çocukların 19'unda (%26,4) değerlendirildi, ortanca değerleri sırasıyla; 66 (2-686) mcg/ml ve 500 (184-720) mcg/ml idi. Pankreatik elastaz düzeyi son tanısı KF olan çocukların 27'sinde (%77,1), son tanısı KİMS/KFKOT olan çocuklardan birinde (%5,3) düşük saptandı (p=0,001). Klinik olarak pankreatik yetmezlik son tanısı KF olan çocukların 77'sinde (%81) görüldü. Son tanısı KİMS/KFKOT olan çocukların hiçbirinde pankreatik yetmezlik saptanmadı. Son tanısı KF olan tüm çocuklarda ve son tanısı KİMS/KFKOT olan çocukların 30'unda (%41,7), balgamda mikroorganizma üremesi değerlendirildi. Balgam kültüründe Pseudomonas aeruginosa üremesi son tanısı KF olan çocukların 26'sında (%27,4), son tanısı KİMS/KFKOT olan çocukların 2'sinde (%6,7) saptandı (p=0,015). Balgam kültüründe Staphylococcus aureus üremesi son tanısı KF olan çocukların 17'sinde (%17,9) saptandı, son tanısı KİMS/KFKOT olan çocuklarda saptanmadı. Çalışmamızda başlangıçta KİMS/KFKOT olup izlemde KF tanısı alan 13 çocuk klinik belirti ve bulgularının takibi, ter testi tekrarı ve genetik analiz sonuçları ile erken KF tanısı aldı. Çocuklardan ikisi (%15,3) ilk ter testi ara değer ve ikinci ter testi negatif iken genetik analiz sonucu ile KF tanısı aldı. Bu sonuç, kesin tanının genetik analiz sonucuyla sağlandığını gösterdi. Sonuç olarak ülkemizde uygulanan IRT/IRT protokollü YDT programı ile tanıda gecikmeler olabilmektedir. KİMS/KFKOT tanısı alan çocuklar KF tanısı alabilecekleri için yakın takip edilmeli ve izlemde sonuçlanması uzun süren genetik testler değerlendirilmelidir. Anahtar Kelimeler: kistik fibrozis, kistik fibrozis ilişkili metabolik sendrom/kistik fibrozis kesin olmayan tanı, IRT, yenidoğan tarama