Endoskopik kafa kaidesi tümör cerrahisinin koku fonksiyonları ve hava yolu rezistansı üzerine etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALPARSLAN EKER
Danışman: MUAMMER MELİH ŞAHİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, endoskopik transnazal kafa kaidesi tümör cerrahisi uygulanan hastalarda cerrahi öncesi ve sonrası koku fonksiyonları, nazal hava yolu rezistansı ve sinonazal semptomlardaki değişimin objektif ve subjektif yöntemlerle değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif, tek merkezli çalışmaya, 01.02.2024–30.06.2025 tarihleri arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde primer endoskopik transnazal kafa kaidesi tümör cerrahisi uygulanan ve dahil edilme kriterlerini karşılayan toplam 106 hasta alındı. Hastaların tamamına ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası 1. ve 3. aylarda nazal endoskopik muayene, aktif anterior rinomanometri ile total inspiratuar rezistans (TIR) ve total ekspiratuar rezistans (TER) ölçümü, Sniffin' Sticks testi ile koku değerlendirmesi yapıldı. Sinonazal semptomlar ve yaşam kalitesi SNOT-22, nazal obstrüksiyon NOSE ölçeği ve nazal semptom şiddeti görsel analog skala (VAS) ile sorgulandı. Elde edilen veriler istatistiksel yöntemlerle analiz edildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 48,4 ± 15,0 yıl olup, %58,5'i kadın, %41,5'i erkekti; en sık görülen patoloji hipofiz adenomu (PitNET) idi. Cerrahi sonrası 1. ayda TIR ve TER değerlerinde anlamlı artış, Sniffin' Sticks eşik, ayırt etme, tanımlama ve toplam skorlarında ise anlamlı azalma saptandı. Aynı dönemde NOSE, SNOT-22 ve VAS skorlarında da belirgin kötüleşme izlendi (p<0,001). Genişletilmiş cerrahi uygulanan ve nazoseptal flep kullanılan hastalarda erken dönem nazal hava yolu direnci ve koku fonksiyonlarındaki bozulmanın daha belirgin olduğu görüldü. Üçüncü ay değerlendirmesinde hem rinomanometri parametrelerinde hem de koku testlerinde anlamlı düzelme saptandı; nazal hava yolu rezistansının azaldığı ve koku skorlarının preoperatif değerlere büyük oranda yaklaştığı belirlendi. Subjektif skorlar da objektif bulgularla paralel şekilde iyileşme gösterdi ve hastaların nazal solunum fonksiyonları ile sinonazal yaşam kalitesinin büyük oranda normale döndüğü gözlendi. Sonuç: Endoskopik transnazal kafa kaidesi tümör cerrahisi, erken postoperatif dönemde koku fonksiyonunda azalma ve nazal hava yolu direncinde artışa yol açmakta, ancak üçüncü ay itibarıyla hem objektif hem subjektif parametrelerde anlamlı düzelme izlenmektedir. Genişletilmiş cerrahi alanı ve nazoseptal flep kullanımı erken dönemde nazal morbiditeyi artırsa da uygun cerrahi teknik ve etkin postoperatif nazal bakım ile koku fonksiyonları ve nazal hava akımı çoğu hastada preoperatif düzeye yakın seviyelere gerilemektedir. Bu nedenle, cerrahi planlamada mukozayı koruyucu yaklaşımlar ve kabuklanma ile sineşi gelişimini en aza indirgemeye yönelik stratejilerin göz önünde bulundurulması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: kafatabanı cerrahisi; endoskopik cerrahi; koku fonksiyonları; hava yolu direnci; Sniffin' Sticks testi; rinomanometrİ; SNOT-22; nazoseptal flep