Traduire l'Environnement : une Analyse dans le Cadre de la Théorie de l'Acteur-Réseau dans la Traduction du Discours Écologique
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, -, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Fransızca
Öğrenci: BUSE KORKMAZ
Danışman: Onur Özcan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yaşanan iklim krizleri bağlamında ele alındığında çeviri, dilsel bir aktarımın ötesine geçerek bilinçlendirme ve arabuluculuk özelliği ile ön plana çıkmaya başlamıştır. Yapılan bu tez çalışmasında, ekolojik aktörlerin çeviri aracılığıyla dönüşümünün belirlenmesi amacıyla, Bruno Latour'un Fransızca kaleme aldığı çevre temalı, aynı zamanda politik, felsefi ve sosyolojik niteliğe sahip Face à Gaïa (2015) adlı eseri ile Catherine Porter tarafından yapılan İngilizce çevirisi Facing Gaia (2017)'nın karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma kapsamında örneklemler, kaynak metinde yer alan ekolojik ifadeler arasından belirlenen kuramlar çerçevesinde temsil edilebilme durumlarına göre seçilmiştir. Seçilen örneklemler, Bruno Latour'un Aktör Ağ Teorisi, Michael Cronin'in eko-çeviri kuramı ve Gengshen Hu ile Youlan Tao'nun eko-çeviribilim kuramı bağlamında ele alınmıştır. Aktör Ağ Kuramı çerçevesinde kaynak metindeki çevresel aktörler ve ağlar belirlenmiş ve bu unsurların erek metindeki konumları ile dönüşümleri incelenmiştir. Eko-çeviri kuramı; ekosentrik (çevre merkezci) ve antroposentrik (insan merkezci) bağlamda çevirmen seçimleri ile çevirmenin ekolojik sorumluluğunun belirlenmesine olanak sağlamıştır. Eko-çeviribilim kuramı ise çeviri ve çevirmen temelindeki kaynak/erek kültür ekosistemlerinin incelenmesine katkı sunmuştur. Bu kapsamda çevirmenin kaynak ve erek kültürlere adaptasyonu, metinlerarası denge sağlama düzeyi ve yaptığı seçimler ekosistemler bağlamında yorumlanmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda, çevirmenin yapmış olduğu seçimlerde, aktörlerin özelliklerini değiştirebildiği ve kaynak metinden bu yönüyle ayrıştığı görülmüştür. Ekosentrik bağlamda bu durum çevirmenin çevresel aktörlerin ön planda tuttuğunu gösterse de, antroposentrik bağlamda çevrenin algılanış biçimini olumsuz anlamda etkileyebileceği söylenebilir. Çevre ve çevirinin ortak paydada buluşturulduğu bu tez çalışması sayesinde, literatüre çevre bilinci konusunda katkı sağlanabileceği ve ileride yapılacak olan çalışmalar ve çeviriler için yeni ve kapsamlı bir bakış açısı sunulduğu düşünülmektedir.