Öğretmenlerin teknolojik pedagojik alan bilgisi hazır bulunuşluk ve yapay zekâ eğitimine yönelik tutum ölçeklerinin yapay zekâ destekli dilsel uyarlama, geçerlik ve güvenirlik çalışması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SULTAN BURCU TÜRK
Danışman: Yüksel Altun
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırmanın temel amacı, Yue vd. (2024) tarafından geliştirilen "TPACK Readiness Scale for Artificial Intelligence Integration" ve "Attitude Scale Towards Artificial Intelligence Education" adlı iki özgün ölçme aracını Türkçeye uyarlamak; bu kapsamda geçerlik ve güvenirlik analizlerini gerçekleştirmek ve elde edilen Türkçe formların psikometrik özelliklerini ortaya koymaktır. Ek olarak, bu ölçekler aracılığıyla öğretmenlerin Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) düzeyleri ile yapay zekâya (YZ) yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2024–2025 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin çeşitli illerinde farklı branşlarda görev yapan toplam 323 öğretmenden oluşmaktadır. Ölçeklerin uyarlama sürecinde yapay zekâ destekli çeviri teknolojilerinden yararlanılmış; teknik kavramların bağlamsal uygunlukla çevrilmesi ve akademik dilin korunması amacıyla çeviri çıktıları alan uzmanların değerlendirmesine sunulmuştur. Süreç, dilsel eşdeğerlik testleri, uzman görüşü alımı ve pilot uygulama süreçlerini içermektedir. Uyarlanan ölçeklerin yapı geçerliği, Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ile kapsamlı biçimde test edilmiştir. AFA sonuçları, TPAB Ölçeği'nin özdeğeri 1'in üzerinde olan tek bir faktörle toplam varyansın %45,56'sını açıkladığını göstermektedir. Faktör yüklerinin büyük ölçüde ,50'nin üzerinde olduğu ve özellikle TPB, PAB ve TPAB maddelerinin yüksek yüklerle temsil edildiği görülmüştür. DFA bulgularına göre tek faktörlü modelin uyum indeksleri χ²/df = 3,82; RMSEA = 0,096; CFI = 0,881 ve TLI = 0,857 olup, üç faktörlü alternatif modele yakın düzeyde uyum sağlamıştır. Ancak bütüncül yeterlik algısını yansıtması ve Mishra ve Koehler'in (2006) kuramsal TPAB modeliyle tutarlılığı nedeniyle tek faktörlü model tercih edilmiştir. Ölçeğin iç tutarlılığı Cronbach's Alpha = ,948 olarak hesaplanmıştır. YZ Tutum Ölçeği'nde AFA sonuçları iki faktörlü yapıyı doğrulamış, "İlgi" ve "Önem" alt boyutları sırasıyla %35,92 ve %20,76 oranında varyans açıklamıştır. DFA sonuçları RMSEA = 0,172; CFI = 0,929; TLI = 0,866 ve SRMR = 0,051 ile kabul edilebilir düzeydedir. Ölçeğin genel iç tutarlılığı Cronbach's Alpha = ,824 olarak bulunmuştur. Tüm bulgular, her iki ölçeğin de Türkçeye uyarlanmış hâliyle geçerli ve güvenilir ölçme araçları olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmada ayrıca TPAB düzeyi ile YZ tutumları arasındaki ilişkiler Pearson korelasyon analiziyle incelenmiş; iki değişken arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki saptanmıştır (r =,305; p < ,001). En yüksek korelasyon, TPAB'nin Teknolojik Pedagojik Bilgi (TPB) alt boyutu ile YZ Tutum Ölçeği'nin "İlgi" alt boyutu arasında gözlenmiştir (r = ,388, p < ,001). Bu bulgu, öğretmenlerin pedagojik ve teknolojik bilgi entegrasyonunun, yenilikçi teknolojilere yönelik olumlu tutumları desteklediğini göstermektedir. Demografik analizlerde cinsiyet, yaş, branş ve mesleki deneyim gibi değişkenlere göre bazı alt boyutlarda anlamlı farklar belirlenmiştir. Özellikle kadın öğretmenlerin TPAB düzeyleri erkeklere göre daha yüksek bulunmuş, ancak YZ eğitimine dair deneyim düzeylerinin görece sınırlı olduğu gözlenmiştir. Bu durum, pedagojik bilgi düzeyinin yüksek olmasına rağmen teknoloji ve içerik bilgisine dayalı uygulama becerilerinin desteklenmesi gerektiğine işaret etmektedir. Araştırmanın en önemli çıktılarından biri, yüksek geçerlik ve güvenirlik düzeyine sahip iki yeni Türkçe ölçeğin alanyazına kazandırılmasıdır. TPAB ve YZ tutumlarını ölçen bu araçlar, öğretmenlerin dijital pedagojik yeterliklerini ve YZ eğitimine yönelik yaklaşımlarını değerlendirmede kapsamlı ve güvenilir veriler sunmakta; farklı örneklemlerle yapılacak çalışmalarda da geçerliliklerinin sınanmasına olanak tanımaktadır. Özellikle TPAB ölçeğinin bütüncül öğretmen yeterliklerini tek faktör altında yorumlamaya imkân tanıması, uygulama kolaylığı ve kuramsal tutarlılığı bakımından önemli bir avantaj sağlamaktadır. Bu bağlamda, uyarlanan ölçme araçlarının gelecek araştırmalarda, öğretmen eğitimi politikalarında ve teknoloji entegrasyonu stratejilerinde bilimsel referans olarak kullanılmaya uygun olduğu değerlendirilmektedir.