Okul çağı çocuklarında hiperlipidemi taraması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2005
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: OKŞAN DERİNÖZ
Danışman: LEYLA TÜMER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bireylerin ve toplumların sağlıklı olarak yaşamasında yeterli ve dengeli beslenme, temel koşullardan birisidir. Ancak günümüzde toplumların gelişmesine paralel olarak beslenme alışkanlıkları değişmiş ve bunun sonucunda da hiperlipidemi ve hiperlipideminin eşlik ettiği aterosklerotik kalp hastalıkları artmıştır. Bu çalışma erişkin dönemde ortaya çıkan aterosklerotik kalp hastalıklarının zemini çocukluk döneminde başladığından "Çocukluk döneminde aterosklerozu önlemeye yönelik alınması gereken önlemler neler olmalıdır ? Çocuklarda yüksek kolesterol düzeyi nedir? Kimler ne zaman test edilmelidir? Kolesterol tek başına iyi bir tarama aracı mıdır?Hiperlipidemiye yol açabilecek risk faktörleri nelerdir? " gibi sorulara cevap bulmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya Ankara il merkezine bağlı ilköğretim okullarında eğitim gören yaşları 5-17 arasında değişen 1043' ü erkek, 1053' ü kız toplam 2096 olgu alındı. Çalışmaya alınan grubun ve onların ailelerinin dermografik özelliklerini belirlemek amacıyla; yaş, cinsiyet, sosyoekonomik durum, beslenme alışkanlıkları, sigaraya maruz kalma, 55 yaş altında koroner kalp hastalığı ve serebrovasküler hastalık öyküsü, çocukların birinci derece akrabalarında yüksek serum kolesterol seviyesinin olup olmadığı, kolesterol düşürücü ilaç kullanıp kullanmadığı, yüksek tansiyon, diyabetes mellitus gibi hastalıkların olup olmadığı sorulmuş ve olguların serum lipid düzeylerine bakılmıştır. Olguların serum lipid düzeyleri ile dermografik özellikleri arasındaki ilişki karşılaştırılmıştır. Olgulardan 135' inin serum total kolesterol seviyesi 200 mg/dl ve üzerinde; 83 olgununda serum LDL - K seviyesi 130 mg/dl üzerinde saptanmıştır. Cinsiyet ile serum kolesterol ve LDL-K düzeyleri arasında istatistiksel fark bulunamamıştır. Olguların % 64,4' de aile öyküsü olmasına rağmen, aile öyküsü ile serum lipid düzeyleri arasında ilişki bulunamamıştır. Diyet alışkanlıkları ile serum lipid seviyeleri değerlendirildiğinde et tüketmeyen olguların HDL-K, LDL-K, total kolesterol serum seviyeleri et tüketen olgulara göre daha düşükken, trigliserit seviyeleri anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Çalışma sonucunda, ülkemizin sosyoekonomik ve eğitim düzeyi göz önüne alındığında aile öyküsü olsun olmasın, 2 yaş üzerindeki tüm çocuklar hiperlipidemi55 için taranması gerekmektedir. Çocuklara ve ailelerine hiperlipidemi ve oluşturduğu komplikasyonlar hakkında bilgi vermek ve oluşacak komplikasyonlardan korunmak için gerekli önlemlerin nasıl alınacağını öğretmek için gerekli eğitim okul döneminde verilmelidir. Bu amaçla tarama programları yaygınlaştırılmalıdır.