Farklı implant dayanakları ile desteklenen tam seramik kronların kırılma dayanımlarının karşılaştırılması
Tezin Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RUMEYSA YILDIRIM
Danışman: Işıl Çekiç Nagaş
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın amacı, multi-unit, Ti-base ve multi-unit üzerine yerleştirilen titanyum koping dayanaklar üzerine vidalanan monolitik zirkonya ve lityum disilikat kronların kırılma dayanımlarını karşılaştırmaktır. Çalışmada 66 adet dental implant, kendiliğinden polimerize olan akrilik rezin içerisine gömüldü. Üç farklı dayanak tipi kullanıldı: Ti-base, multi-unit ve multi-unit üzerine yerleştirilen titanyum koping dayanaklar (n=22/grup). Örnekler, kullanılan restoratif materyale göre monolitik zirkonya ve lityum disilikat olmak üzere iki alt gruba ayrıldı (n=11/grup). Tüm kronlar vidalı olarak sabitlendi ve vidalar üretici firmanın önerdiği tork değerlerine göre sıkıldı. Örnekler, distile su içerisinde, 2 Hz frekansta 50 N yük altında 100 000 döngü mekanik yüklemeye ve 5 °C–55 °C arasında 5 000 döngü termal siklusa tabi tutuldu. Termomekanik yaşlandırma sonrasında maksimum kırılma yükü üniversal test cihazı ile ölçüldü ve kırık paternleri stereomikroskop altında incelendi. Elde edilen veriler ANOVA ve Tukey post-hoc testleri ile analiz edildi. Sonuçlara göre, dayanak tipleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p < 0,05). Ayrıca, kron materyalleri arasında da anlamlı farklılık saptandı ve zirkonya gruplarının lityum disilikat gruplarına kıyasla daha yüksek kırılma dayanımı gösterdiği belirlendi (p < 0,05). Bunun yanı sıra, tüm gruplarda kırıkların kron materyali içerisinde koheziv karakterde olduğu, dayanak veya vida bileşenlerinde herhangi bir hasar oluşmadığı gözlendi. Sonuç olarak, dayanak tipi ve restoratif materyalin kronların mekanik davranışını etkilediği; monolitik zirkonya kronların lityum disilikat kronlara göre daha yüksek kırılma dayanımı gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca, dayanak tasarımındaki farklılıklar restorasyonların yapısal bütünlüğünü etkilemiş olup, bu durum klinik karar verme sürecinde uygun komponent seçiminin önemini ortaya koymuştur.