Tıp fakültesi öğrencilerinde depresyon, stres ve tükenmişlikdüzeyleri ve ilişkili değişkenlerin incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, -, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İREM EKMEKCİ ERTEK

Danışman: SEÇİL ÖZKAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Tıp fakültesi öğrencilerinde ruhsal sorunlar sık görülmekte, bu sorunlar sosyal ve mesleki işlevselliği etkilemektedir. Kesitsel tipte tasarlanan bu çalışmaya Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tüm sınıflarda öğrenim gören 1306 öğrenci katılmıştır. Katılımcılara sosyodemografik veri formu, CES-Depresyon Ölçeği, Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ) ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği Öğrenci Formu (MTE-ÖF) uygulanmıştır. Öğrencilerin %23,7'si sigara, %31,4'ü alkol, %4,1'inde ise madde kullandığını belirtmiştir. En sık kullanılan madde esrardır (%82). Katılımcıların %21,7'si daha önce psikiyatriye başvurduğunu belirtmiştir. En sık konulan tanı anksiyete bozuklukları (%36,4), ikinci sıklıkla konulan tanı depresif bozukluklardır (%30,8). Katılımcıların %8,3'ü psikiyatri ilacı kullandığını belirtmiştir. Kullanılan ilaçların %87,8'ini antidepresanlar oluşturmaktadır. MTE-ÖF tükenme alt ölçeğinden alınan ortalama puan 15,6 (±4,8), duyarsızlaşma alt ölçeği ortalama puanı 10,4 (±3,7) ve yetkinlik alt ölçeği ortalaması 11,7 (±3,3) olarak bulunmuştur. CES-D ortalaması 21,2 (±11,5) iken, ASÖ ortalaması ise 28,3 (±4,8)dür. Öğrencilerin %64,2'si CES-D ölçeğinin kesme puanı olan 16'nın üzerinde almıştır. MTE- ÖF duyarsızlaşma alt ölçeğinde kadınlar (10,0±3,5) erkeklere (11,1±3,8) göre daha düşük puan alırken; yetkinlik ölçeğinde de benzer şekilde kadınlar (11,6±2,9) erkeklere (12,0±3,8) göre daha düşük puan almışlardır. ASÖ'de kadınlar (28,8±7,9) erkeklere (27,5±8,7) oranla anlamlı olarak daha fazla puan almıştır. Tükenme alt ölçeğinde 1. Sınıfların (14,4±4,4) 2 (16,1±5,6), 3 (15,8±4,4), 4 (16,9±4,5) ve 6. Sınıflara (17,0±4,8) oranla anlamlı olarak daha düşük puan aldığı görülmektedir. Duyarsızlaşma alt ölçeğinde de 1. Sınıfların (9,6±4,4) 2 (10,9±3,8), 3 (10,6±4,0), 5 (10,9±3,5) ve 6. Sınıflara (11,6±3,6) göre anlamlı olarak daha düşük puan aldığı görülmektedir. Yetkinlik alt ölçeğinde ise 1. (12,1±3,0) ve 5. Sınıflar (12,1±2,8) 4. Sınıflardan (10,8±2,6) anlamlı olarak daha yüksek puan almıştır. CES-D ölçeğinde, 4. sınıfların (24,3±11,9) 1 (20,5±10,8) ve 3. Sınıflardan (19,9±10,3), 3. Sınıfların ise 2. Sınıflardan (20,7±12,0) daha yüksek puan aldığı görülmüştür. Stres açısından ise 1. Sınıflar (27,7±7,9) 4. Sınıflara (30,4±7,2) göre anlamlı olarak daha düşük puan almışlardır. Öğrencilerin yazdığı serbest ifadelerde pratik ve sözlü sınavların kaygısı, ders yükü ve sosyal alanların eksikliği konuları ön planda belirtilmiştir. Sonuç olarak tıp fakültesi öğrencilerinde özellikle 4. Sınıfta belirgin olmak üzere stres, tükenmişlik ve depresif belirtiler yüksek düzeydedir. Bu konu ile ilgili farkındalığın oluşturulmasının ve koruyucu hizmetlerinin planlanmasının önemli olduğu düşünülmektedir.