KİTOSAN, AKRİLİK ASİT, AKRİLAMİT, İTAKONİK ASİT VE KROTONİK ASİT TEMELLİ HİDROJELLERİN BİYOUYUMLULUKLARININ BELİRLENMESİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2008

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: OSMAN KARA

Danışman: MEHLİKA PULAT

Özet:

Sunulan çalısmada, farklı bilesimlerde akrilamid (AAm), akrilik asit (AA),akrilik asit/krotonik asit (AA/CA), akrilik asit/itakonik asit (AA/IA), akrilamid/krotonik asit (AAm/CA), akrilamid/itakonik asit (AAm/IA) ve kitosan (Cs) temelli hidrojeller, amonyum persülfat (APS)/sodyummetabisülfit [(NH4)2S2O8/Na2S2O5] kimyasal baslatıcı çifti ve etilen glikol dimetakrilat (EGDMA) çapraz baglayıcısı kullanılarak serbest radikal polimerlestirilmesi ile sentezlenmistir. Öncelikle elde edilen hidrojellerin DMEM besiyeri ortamında sisme davranısları ve ortam pH'sına etkileri incelenmistir. Hidrojellerin besi ortamındaki sisme degerlerinin birbirine yakın oldugu tesbit edilmistir. Genel olarak AA temelli hidrojellerin ortam pH'sını asidik bölgeye kaydırırken AAm temelli hidrojellerin bazik bölgeye kaydırdıkları gözlenmistir. L929 fare fibroblast hücrelerinin üreme davranısı çalısmaları yapılmıs ve 3. günden sonra logaritmik üreme fazına geçtikleri ve 9. günde üreme yüzeyini tamamen kapladıkları görülmüstür. Biyouyumluluk çalısmaları için L929 fare fibroblast hücre kültürü kullanılarak in vitro kosullarda sitotoksisite çalısmaları yapılmıstır. Sitotoksisite çalısmaları ISO 10993 standardına uygun olarak gerçeklestirilmistir. Çalısmada hücre canlılıgı 3-[4, 5-dimetilthiazol-2-il]-difeniltetrazolyum bromür (MTT) yöntemi ile 24, 48, 72, 96 ve 120 saatlerde belirlenmis, ayrıca çalısma süresince hücrelerin morfolojik durumları incelenmistir. Sonuçta hidrojellerin hiç biri toksik etki göstermemis ve hücre morfolojilerinde de herhangi bir bozulma meydana gelmemistir. AAm temelli hidrojellerin ve Cs'nin tüm çalısma süresince daha iyi biyouyumluluk gösterdigi gözlenmistir. Akrilik asit temelli hidrojellerin iyouyumluluklarının ilk 48 saatte yüksek oldugu ve aynı zamanda özellikle ilk 48 saatte bütün hidrojel ekstraktlarının hücre üremesini artırıcı etki yaptıkları gözlenmistir. Sonuç olarak test ettigimiz bütün hidrojellerin biyomalzeme olarak kullanılmasında herhangi bir sakınca olmadıgı düsünülmektedir.