Gazi Üniversitesi Tıp fakültesi Hastanesi'nde 2008-2018 yılları arasında nöroendokrin tümör tanısı almış hastaların klinikopatolojik özellikleri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TUĞÇE ASENA ÇETİNER

Danışman: MEHMET İBİŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Nöroendokrin tümörler (NET) klinik ve prognozları açısından çeşitlilik gösteren heterojen bir tümör grubudur. NET'ler ve inflamatuar beliteçler hakkında literatür kısıtlıdır. Bu çalışmada non-pulmoner NET tanılı hastalarda tanı anında bakılan inflamatuar beliteçlerin kötü prognostik parametreler ile korelasyon durumunun araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne 01.09.2008-31.08.2018 tarihleri arasında başvuran non-pulmoner NET tanılı 164 hasta restrospektif değerlendrildi. Hastaların cinsiyetleri, yaşları, tümör yerleşim yerleri, tanı metodu, histopatolojik özellikleri, radyolojik ve nükleer tıp tetkik durumu, lenf nodu ve uzak metastaz durumu, tedavi sonrası kontrolde yeni lezyon saptanma durumu not edildi. Tümör boyutu, derecesi, Ki67 ve mitotik indeksi, immünohistokimyasal özellikleri, invazyon derinliği, vasküler invazyon durumu ve eşlik eden gastrik mukozal non-neoplastik bulgular kaydedildi. Hastaların hemoglobin, nötrofil, lenfosit, platelet, RDW, CEA, CA19-9 ve CA 72-4 gibi laboratuvar sonuçları kaydedildi. Nötrofil/lenfosit oranı (NLR) ve platelet/lenfosit oranı (PLR) ise matematiksel olarak oranlandı. Hastaların ortalama tanı yaşı 55 olup, %58'i erkektir. Tümör lokalizasyonu %92,7 gastroenteropankreatik sistemde, bu hastalarda da en sık midede (%86,2) tespit edilmiştir. Hastaların %62,5'inde lenf nodu metastazı, %29,5'inde ise uzak organ metastazı mevcuttur. Hastaların %36,2'sinde tedavi sonrası kontrolde yeni lezyon gelişmiştir. Tümör derecesi ile NLR ve PLR değerlerinin ilişkili olduğu görülmüştür (p<0,05). NLR ve PLR değerlerinin hastalarda mikst karsinom alt tipini, serozal invazyonu ve vasküler invazyonu ön görmede tanısal değere sahip olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). NLR ve PLR değerlerinin hastalarda uzak metastaz, lenf nodu metastazı ve tedavi sonrası kontrolde yeni lezyon gelişimi ile korelasyon göstermediği tespit edilmiştir. Nöroendokrin tümör hastalarında tanı anında saptanan yüksek NLR ve PLR değerlerinin; tümör grade'i, diferensiasyon derecesi, invazyon derinliği ve vasküler invazyon durumu ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Basit tam kan sayımı tetkiki sonucunda hesaplanan bu inflamatuar belirteçlerin, hastaların prognozunu öngörmede kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: nöroendokrin tümör, nötrofil/lenfosit oranı, platelet/lenfosit oranı