Yüz maskesi ve konvansiyonel hızlı üst çene genişletilmesi ile tedavi edilen hastalarda relapsın değerlendirilmesi
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ALİHAN ÖZDEMİR
Danışman: NESLİHAN ÜÇÜNCÜ
Özet:Çalışma, büyüme ve gelişim dönemindeki iskeletsel Sınıf 3 maloklüzyona sahip bireylerde yüz maskesi ve konvansiyonel hızlı üst çene genişletmesi tedavisinin etkilerini ve relapsını değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı arşivinde kayıtlı, yaş ortalaması 10,21 ± 0,73 yıl olan 18 kadın ve 11,71 ± 1,51 yıl olan 15 erkek olmak üzere toplam 33 birey çalışmaya dahil edilmiştir. Hastalar, hızlı üst çene genişletmesi için hyrax vidalı posterior cap splint ve maksiller protraksiyon için Petit tipi yüz maskesi ile tedavi edilmiştir. Tedaviye başlamadan önce, tüm bireylerin servikal vertebral olgunlaşma evresi incelenerek prepubertal veya pubertal büyüme döneminde oldukları doğrulanmıştır. Bu bireylerin tedavi öncesi, fonksiyonel tedavi sonrası ve ortalama 17,94 ± 8,61 ay sonra alınan takip dönemine ait lateral sefalometrik filmleri AudaxCeph programında analiz edilmiştir. Lateral sefalometrik filmler üzerinde iskeletsel, dental ve yumuşak doku değişimleri detaylı olarak değerlendirilmiştir. Tedavi sonrasında, yüz maskesi ve hızlı üst çene genişletmesi, iskeletsel Sınıf 3 bireylerde maksiller gelişimi anlamlı düzeyde artırmış ve overjetin düzeltilmesinde etkili olmuştur. Mandibulanın posterior rotasyonu ile SNB açısında azalma gözlemlenmiş, ANB açısı ve Witts ölçümünde pozitif yönde artış sağlanmıştır. Mandibular düzlem açısı tedavi döneminde belirgin şekilde artmış, ancak takip döneminde relaps gözlenmiştir. Üst ve alt kesici dişlerde sırasıyla protrüzyon ve retrüzyon oluşmuş, takip döneminde relaps görülse de bu değişimler büyük ölçüde korunmuştur. Tedavi sonrası üst ve alt birinci molar dişler arasındaki ilişki iyileşmiş, ancak takip sürecinde kısmi relaps gözlenmiştir. Overbite ölçümünde ise anlamlı değişim saptanmamıştır. Nazolabial ve labiomental açılarda anlamlı değişiklikler gözlemlenmiş, konveksite açısındaki azalma yumuşak doku profilinde denge sağlandığını göstermiştir. İskeletsel, dental ve yumuşak doku ölçümlerinde cinsiyetler arası anlamlı farklılık saptanmamış, tedavi etkilerinin kadın ve erkeklerde benzer olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, tedavi sonrasında elde edilen olumlu iskeletsel ve yumuşak doku değişimlerinin, takip döneminde gözlenen relapsa rağmen büyük ölçüde korunduğu ve hem iskeletsel hem de yumuşak doku iyileşmesinin uzun vadede stabil kaldığı belirlenmiştir.