BAŞ AĞRISI ŞİKÂYETİ İLE BAŞVURAN HASTALARDA VİDEO ELEKTROENSEFALOGRAFİ- POLİSOMNOGRAFİ VE ELEKTROENSEFALOGRAFİ İLE UYKU BOZUKLUKLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EKİN PASİNLİOĞLU
Danışman: Ebru Arhan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Baş ağrısı çocukluk yaş grubunda birçok çocukta görülmekte ve okul günü kaybına sebep olması, günlük aktiviteleri etkilemesi açısından önem arz etmektedir. Uyku bozukluğu da yine çocukluk çağında sık olup baş ağrısı ile iki yönlü ilişkisinin olduğu düşünülmekte ve birbirlerini tetikleyebilmesi nedeniyle tedavi sürecinde sorgulanması gereken bir durum olarak önümüze çıkmaktadır. Bu çalışmada baş ağrısı şikayeti ile başvuran 25 hasta ile 15 sağlıklı kontrol grubu karşılaştırılmıştır. Çalışmaya katılan çocukların anne babalarına uyku anketleri yapılarak subjektif, çocuklara polisomnografi çekilerek de objektif olarak veriler kaydedilmiştir. Baş ağrısı olan grupta kontrol grubuna göre horlama (p=0,016), unutkanlık (p=0.030), yorgun uyanma (p=0.033), uykuya geçmede veya uykuyu devam ettirmede direnç (p<0.001) ve sosyal hayatı etkileme (p=0.016) şikayetleri daha fazla bulunmuştur. Uyku alışkanlık anketinde hasta grubunun puanları kontrole göre anlamlı yüksektir (p<0.001). Yapılan Epwort ve Pittsburgh uyku anketlerinde kontrol grubunda da yüksek sonuçların elde edilmiş olması nedeniyle anlamlı fark çıkmaması, toplumumuzda sanılandan daha fazla uyku problemi olabileceği düşüncesini doğurmuştur. Bunun yanında objektif bir değerlendirme olan PSG'de hastalarda N2 süresi, N2 yüzdesi, N3 süresi, N3 yüzdesi, uyku etkinliği ve REM yüzdesi anlamlı düşük; REM süresi, uyku latansı ve PLMS değeri anlamlı yüksek saptanmıştır (p<0.005). Ayrıca PSG ile uyku bozukluğu saptanma oranı hasta grubunun %88'i olarak kontrol grubundan daha fazladır (p<0.001). Bu açıdan çalışmamız, baş ağrısı ile uyku bozuklukları arasındaki ilişkiyi göstermesi açısından önemli bir çalışmadır. Bu ilişkiye dayanarak uyku bozukluklarının önüne geçilerek baş ağrısının engellenebileceği ve çocuk ve ailelerin yaşam kalitelerinin artabileceği sonucuna varılabilir.