Endobronşial ultrasonografi (EBUS) yapılan hastalarda hiler ve mediastinal lenf nodlarının benign/malign ayrımında sonografik bulguların değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE TATLILIOĞLU
Danışman: AHMET SELİM YURDAKUL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Endobronşiyal ultrasonografi eşliğinde transbronşiyal iğne aspirasyonu (EBUS-TBİA), mediastinal lenf nodlarının patolojik değerlendirilmesinde kullanılan minimal invaziv bir yöntemdir. EBUS, B-mod ultrasonografi ve Doppler ile lenf nodlarının görüntülenmesini sağlayarak malign ve benign ayrımında çeşitli sonografik kriterler sunmaktadır. Doku sertliğini değerlendirmeye dayalı bir yöntem olan elastografi, lenf nodlarının malignite ayrımındaki potansiyel rolüyle dikkat çekmektedir. Amaç: EBUS yapılan hastalarda mediastinal ve hiler lenf nodlarının malign veya benign ayrımında EBUS-B-mod ultrasonografi ve Doppler bulgularına, Tip 3 elastografi ve gerinim oranı ölçümü eklenerek tanıya katkılarını değerlendirmektir. Metot: Tek merkezli, prospektif yapılan çalışmaya Ağustos 2022-Ekim 2023 tarihleri arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Bronkoskopi Ünitesi'ne başvuran; Toraks BT ve/veya PET-BT tetkiklerinde mediastinal ve hiler lenf nodları saptanarak EBUS endikasyonu konulan, işlem için kontraendikasyonu bulunmayan 174 hasta ve 235 lenf nodu alındı. Hastaların demografik bulguları ve örneklenen lenf nodunun toraks BT kısa aks boyutu, PET/BT'de SUVmax değeri kaydedildi. İki deneyimli bronksokopist tarafından lenf nodlarının EBUS sonografik özellikleri (B-mod ve Doppler), EBUS elastografi bulguları kaydedildi. EBUS elastografisi renk dağılım bulgularına göre 3 kategoriye ayrıldı ve gerinim oranı (GO) hesaplandı. Tüm özellikler kayıt altına alındı. Daha sonra örneklenen lenf nodları patolojiye gönderildi. Kayıt altına alınan tüm görüntüler, patolojik sonuçlarla karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 174 hastanın 50'si (%28,7) kadın, 124'ü (%71,3) erkek olup ortalama yaş 63(55-69) idi. Alınan biyopsilerin patoloji sonuçları lenf nodlarına göre incelendiğinde 156 (%66.4) lenf nodu malign, 79 (%33.6) lenf nodu benign olarak sonuçlandı. Patoloji sonuçları ile karşılaştırıldığında EBUS B-mod bulgularından heterojen ekojenite(p<0.001), yuvarlak şekil (p=0.007), koagülasyon nekrozu (p=0.03), septasyon yokluğu (p=0.02), santral hilus yokluğu (p=0.002) istatistiksel olarak anlamlı şekilde malignite varlığı ile ilişkili saptandı. EBUS B-mod ile değerlendirmede duyarlılık %82,6, spesifite %63,29, PPD %81,65, NPD %64,94 ve tanısal değer %76,17 olarak hesaplandı. EBUS elastografi bulgularına göre 24 (%17) lenf nodu Tip1, 79 (%55) lenf nodu Tip2 ve 40 (%28) lenf nodu Tip3 olarak sınıflandırıldı. Tip 1 olarak sınıflandırılan lenf nodlarının % 83,3 ünün benign, Tip 3 grubundaki lenf nodlarının %92,5'sinin malign olduğu görüldü. Tip 3 elastografi malignite ile istatistiksel olarak anlamlı bulundu(p<0.01). Tip1 mavi baskın olmayan, Tip 3 mavi baskın olarak gruplandırılarak Tip 3 lenf nodlarının malignite öngörmede istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.01). Tanısal performansı değerlendirildiğinde duyarlılık %90,24, spesifite %86,96, PPV %92,5, NPV %83,3 ve tanısal değer %89,06 olarak sonuçlandı. Lenf nodlarının gerinim oranı (GO) hesaplandığında ortalama gerinim oranı 36.1 saptandı. Malign hastalarda gerinim oranı anlamlı şekilde daha yüksekti. Maligniteyi öngörebilecek gerinim oranı için yapılan ROC analizi sonucunda optimum kesim değeri 5.4 olarak saptandı. Kesim değeri 5.4 için sensitivite %95.60, spesifite %28.26, PPV %72.50 ve NPV %76.47 ve tanısal değer % 72,99 idi. PET/BT ye elastografinin eklenmesi malign lenf nodlarını öngörmede istatistiksel olarak anlamlıydı. (p< 0.01). PET/BT ye gerinim oranının eklenmesi malign lenf nodlarını öngörmede istatistiksel olarak anlamlıydı(p< 0.01). B-mod + Tip 3 elastografi kombinasyonu malign lenf nodlarını öngörmede istatistiksel olarak anlamlıydı(p<0.001). Diagnostik parametrelerine baktığımızda sırasıyla duyarlılık, spesifite, PPD, NPD ve tanısal değer %82,93, %86,96, %91,9, %74,07 ve %84,38 olarak bulundu. B-mod + GO malign lenf nodlarını öngörmede istatistiksel olarak anlamlı saptandı (p<0.001). Diagnostik parametrelerine baktığımızda sırasıyla duyarlılık, spesifite, PPD, NPD ve tanısal değer %79,12, %60,87, %80, %59,57 ve %72.99 olarak hesaplandı. B-mod+Tip 3 elastografi+GO kombinasyonuna baktığımızda ise sırasıyla duyarlılık, spesifite, PPD, NPD ve tanısal değer %94,12, %67,86, %78,05, %90,48 ve %82,26 saptandı. Sonuç: EBUS elastografisi, EBUS-TBNA sırasında benign ve malign lenf nodlarını ayırt etmede etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Sonografik bulgularla birlikte kullanıldığında, rutin B-mod ve Doppler yöntemlerine kıyasla tanısal doğruluğu artırdığı görülmüştür. Tip 3 elastografiye sahip ve yüksek gerinim oranı gösteren lenf nodlarının hedeflenmesi, özellikle komplikasyon riski yüksek ya da işlemi tolere etmekte zorlanan hastalarda biyopsi sırasını ve sayısını daha etkin şekilde belirlememizi sağlayabilir. Bu yaklaşımla, malignite şüphesi olan hastalarda tanısal sürecin optimize edilmesi, işlem süresinin kısaltılması, anestezi ihtiyacının azaltılması ve komplikasyon risklerinin düşürülmesi mümkün hale gelebilir. EBUS-TBNA öncesinde rutin B-mod ve Doppler uygulamasına elastografinin dahil edilmesini önermekteyiz. Anahtar sözcükler: endobronşiyal ultrasonografi, elastografi, mediastinal lenf nodu, B-mod, gerinim oranı