Akciğer kanseri hastalarında rezeksiyon volümünün Toraks BT-3 boyutlu modelleme yordamıyla ölçülmesi ve sağkalım analizi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYKUT KANKOÇ

Danışman: ABDULLAH İRFAN TAŞTEPE

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Erken evre KHDAK'de temel tedavi onkolojik prensiplere uygun yapılan lobektomi ve lenf nodu diseksiyonudur. Zamanla görüntüleme tetkiklerindeki ve tanısal araçlardaki teknolojik gelişmeler ile daha çok hasta erken evrede tanı almıştır. Akciğer kanserinin ileri yaşlarda görülmesine bağlı bu hastalarda eşlik eden ciddi komorbiditeler ve solunum rezervindeki yetersizlik nedeniyle sublobar rezeksiyonlara başvurulmaktadır. Parankim koruyucu rezeksiyonlar ile lokal nüks gelişmeden, lobektomiye benzer sağkalım elde edilip edilmeyeceği ve sublobar rezeksiyonlar ile korunan sağlıklı parankimin hastanın solunum kapasitesine katkı sağlayıp sağlamayacağı hakkında literatürde görüş birliği yoktur. Akciğer kanserinde 3 boyutlu modelleme ve volümetrik tekniklerin kullanılmasıyla çıkarılan rezeksiyon volümünün tam olarak ölçülmesi ve tüm akciğere oranlanması mümkün olmuştur. Çalışmamızda volümetrik ölçümlerle bu kaybın kantitatif olarak ortaya konması, sağkalım ve rekürens ile ilişkisinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Gazi Üniversitesi Etik Kurulu'nun 2022-1384 numaralı onayının alınmasından sonra Gazi Üniversitesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalında, Ocak 2010- Aralık 2021 tarihleri arasında KHDAK tanısıyla opere edilen hastaların verileri retrospektif olarak incelendi. Lenf nodu ve uzak organ metastazı olmayan 141 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların rezeksiyon volümü, ipsilateral akciğer volümü ve total akciğer volümü, volümetrik yöntemlerle hesaplandı. Elde edilen volümetrik veriler ile sağkalım analizleri yapıldı. Erken evre hastalarda RV/TAV oranına göre genel sağkalım açısından istatistiksel olarak anlamlı fark mevcuttu (p=0,011). RV/IAV oranına göre ileri evre hastalarda (p=0,044), RV/TAV oranına göre ise erken evre (p=0,015) ve ileri evre (p=0,009) hastalarda yüksek ve düşük gruplar arasında hastalıksız sağkalıma göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık mevcuttu. Hastanede yatış süresi ve UHK açısından değerlendirildiğinde ise RV ile istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki mevcuttu (p=0,007) (p=0,002). Tüm bu bulguların ışığında erken evre KHDAK'de parankim koruyucu cerrahiden ziyade yapılacak anatomik geniş rezeksiyonlar ile kanser sağaltımının daha iyi sağlanıp daha uzun sağkalım süreleri elde edilebilir. İleri evre KHDAK'de ise yüksek nüks oranları nedeniyle nüks gelişmeyen hastalar arasında RV/TAV oranı daha düşük olan hastalar daha uzun sağkalım göstermiş olup bu oran prognostik bir belirteç olarak kullanılabilir.