ÇÖLYAK HASTALIĞINDA SEROLOJİ, ENDOSKOPİ VE HİSTOPATOLOJİNİN KORELASYONU


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜLŞAH DAĞ

Danışman: Ali Karataş

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

GİRİŞ VE AMAÇ: Çölyak hastalığı (ÇH), belirli genetik tiplere sahip bireylerde glutene maruziyet sonucu tetiklenen ince barsağın immun aracılı kronik inflamatuar bir bozukluğudur. Son yıllarda insidansında kayda değer bir artış göze çarpmaktadır. İnsidanstaki artış tanı testlerine ulaşımın kolaylaşmasına bağlı olarak düşünülse de hastalığın kendisinin de gerçek bir insidans artışında olduğu düşünülmektedir. Prevalans cinsiyet, yaş ve coğrafi koşullar gibi faktörlerden etkilenmektedir. Gluten kullanım sıklığının farklılığına bağlı olarak prevelans da coğrafi bölgelere göre değişmektedir. Çölyak hastalığı tanısı intestinal biyopsi ile konmaktadır. Tarama testi olarak kullanılan Serolojik testlerdeki çölyak antikorlarının titrelerine göre biyopsi olmadan tanı konulabileceğine yönelik çalışmalar mevcut olsa da biyopsi halen tanıda altın standart yöntem olarak kabul görmektedir. Biz bu çalışmada 2014-2022 arası hastanemize başvuran ve intestinal biyopsi ile en az bir çölyak antikoru bakılan hastaları retrospektif olarak taradık ve bu çalışmayla çölyak tansında seroloji, endoskopi ve patolojinin korelasyonunu değerlendirdik. Antikor titrelerine de bakarak biyopsi yapılmadan titreler belli katsal oranlarda ise biyopsi yapılmadan çölyak tanısı konulabilir mi bunu araştırdık. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamıza 205 hasta dahil edildi ve bunlardan 205'i yeni tanı çölyak hastası olarak değerlendirildi. Hastaların geriye dönük olarak epikrizleri, endoskopi ve patoloji sonuçları, laboratuvar verileri tarandı. Varsa çölyak antikorlarının titreleri kaydedildi. BULGULAR: Hasta populasyonunun %73,7'sini kadın cinsiyeti oluşturmaktaydı. Hasta popülasyonunun yaş ortalaması 39,0 ± 15,0 olarak izlendi. Hasta popülasyonunun %41'ine patoloji sonucuyla çölyak tanısı konmuştur. Yeni tanı çölyak hastalarının %63'ünü kadın cinsiyeti oluşturmaktaydı. Yeni tanı çölyak hastalarının yaş ortalaması 38,7 ± 15,0 olarak izlendi. Tanı alan hastalar yoğunluklu olarak sırasıyla 4. ve 3.dekadda yer almaktaydı. Doku transglutaminaz(Ttg) IGA için duyarlılık % 66,7, özgüllük %95,4, test geçerliliği %84,6 olarak saptanmıştır. Doku transglutaminaz IGG için ise duyarlılık %53,2, özgüllük %95,7, test geçerliliği %78,8 olarak saptanmıştır. DGP-IGA için duyarlılık %74,7, özgüllük %86, 7, test geçerliliği %81,5 olarak saptanmıştır. DGP-IGG için duyarlılık %76,7, özgüllük %77,1, test geçerliliği %76,9 olarak saptanmıştır. Hasta popülasyonunda 3 tane, yeni tanı çölyak hastalarının içinde ise bir tane hastada total IgA referans aralığından daha düşük olduğu kaydedilmiştir. Çölyak tanısı alan hastanın hem IgA bazlı hem de IgG bazlı çölyak antikorları negatif olarak sonuçlanmış, endoskopik makroskobik görünüm ve patoloji ise çölyak ile uyumlu raporlanmıştır. Hastaların anti DGP-IGA ve anti DGP-IGG düzeyleri ile patoloji sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır. Buna göre çölyakla uyumlu patoloji sonucu olan hastaların antikor düzeyleri anlamlı derecede daha yüksektir. Çalışmamızda anti DGP-IGA düzeyleri 2,26 kat, anti- DGP-IGG düzeyleri 1,63 kat daha yüksek bulunmuştur. Roc analizi sonuçlarında anti-DGP IGA için optimum kestirim düzeyi 34 alındığında duyarlılık %76,8 özgüllük %61,5 olmaktadır. Anti DGP-IGG için optimum kestirim düzeyi 60 alındığında duyarlılık %60,7 özgüllük %63,6 olmaktadır. Roc analizinde sensitiviteyi %100 alınarak bir titre düzeyine ulaşılmaya çalışıldığında ise spesifite %50nin altına düştüğü için ve bu istatikseol olarak anlamlı kabul edilmediği için çalışma verilerimizde sensitivitenin %100 olduğu bir kestirim düzeyi saptanamamıştır. Hastaların D-Transglutaminaz IGA ve D-Transglutaminaz IGG düzeyleri ile patoloji sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Hastaların çölyak antikorlarının düzeyleri ile MARSH skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. SONUÇ: Çalışmamız sonucunda elde ettiğimiz verilerde çölyak hastalığının yaş ortalaması ve K/E oranı literatürle benzer olarak bulunmuştur. Endoskopinin özgüllük ve hassasiyeti ise literatüre göre yüksek bulunmuştur. Çölyak antikorlarının hassasiyet ve özgüllük oranları literatürden daha farklı oranlarda bulunmuştur. Bu farklılığın Türkiye'deki HLA tip farklılaşmasına bağlı olabileceği düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: erişkin, çölyak hastalığı, endoskopi, çölyak antikorları, çölyak tanısı