Kemiğin dev hücreli tümörlerinde PD-L1 ekspresyonunun klinik, histopatolojik ve prognostik parametrelerle ilişkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, PATOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUĞBA KÖRPEOĞLU
Danışman: GÜLDAL ESENDAĞLI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kemiğin dev hücreli tümörleri (KDHT'ler) klinik seyri öngörülemeyen, lokal agresif ve nadiren metastatik tümörlerdir. Bu çalışmada bu tümörlerin klinik seyrini öngörmede kullanılabilecek klinik ve histopatolojik prognostik parametrelerin araştırılması, yeni bir tanısal belirteç olan anti-histon H3.3 G34W antikorunun immünhistokimyasal boyanma özelliklerinin literatürle karşılaştırılması, immünoterapi için bir tedavi hedefi olan immün kontrol noktası inhibitörlerinden PD-L1 ekspresyon durumunun yanı sıra ekspresyon gösteren tümörlerin klinik ve histopatolojik özelliklerinin belirlenmesi ve PD-L1 ekspresyonunun prognoz ile ilişkisinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışmamızda 38 KDHT olgusuna ait 41 primer, 5 lokal nüks sonrası ve 2 malign dönüşüm sonrası tümör örneği incelenmiştir. Anti-histon H3.3 G34W ve PD-L1 antikorları immünhistokimyasal olarak çift boyama metoduyla birlikte boyanarak değerlendirilmiştir. Cerrahi yöntemle tedavi edilen 35 olguya ait 38 tümör örneğine yönelik hastalıksız sağkalım analizleri uygulanmıştır. Kombine pozitif skora (KPS) göre %48,8, tümör proporsiyon skoruna (TPS) göre %4,9, immün hücre skoruna (İH) göre 36,6, dev hücre skoruna (DH) göre %36,6 oranında PD-L1 ekspresyonu saptanmıştır. Hücre başına ≥50 nükleus içeren dev hücreleri, hafif hücresel atipisi ve 10 BBA'daki mitoz sayısı yüksek olan tümörlerde daha yüksek oranda PD-L1 ekspresyonu saptanmıştır. PD-L1 ekspresyonu ile lokal nüks arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Tanı esnasında patolojik kırık varlığı, tanı esnasından kemik dışına tümör uzanımı varlığı, hafif hücresel atipi, lenfovasküler invazyon varlığı ve hücre başına ≥50 nükleus içeren dev hücrelerin varlığı bağımsız prognostik faktör olarak saptanmış olup bu özellikleri taşıyan tümörlerin daha yüksek lokal nüks gösterdiği belirlenmiştir. Malign dönüşüm gösteren 2 olgunun 1'inde denosumab tedavisi öyküsü mevcut olup 2'sinin de primer tümör örneklerinde atipik mitoz ve hafif hücresel atipi gözlenmiştir.