Hematopoetik kök hücre nakli yapılmış hastalarda endokrinolojik parametrelerin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İSMAİL ERAY ÇELİK

Danışman: AYSUN BİDECİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Hematopoetik Kök Hücre Nakli (HKHN) birçok hematolojik ve onkolojik hastalıkta, konjenital immün ve metabolik sistem bozuklukları ve türlerinin tedavisinde kullanılan, kemik iliğinin myeloablatif veya nonmyeloablatif kemoterapi ve radyoterapi sonrası hastanın kendinden veya sağlıklı bir alıcıdan alınan kemik iliği, periferik kan veya göbek kordonu kaynaklı kök hücrelerle yeniden yapılandırılmasını içeren bir tedavidir. Günümüzde alternatif kök hücre kaynaklarının kullanılmasındaki gelişmeler ve bu alanda deneyimli merkezlerin çoğalması, nakil sonrası bakım ve izlemin gelişmesi, komplikasyonların tedavisindeki gelişmelerle birlikte HKHN yapılan ve uzun süre yaşayan pediatrik hasta sayısı artmaktadır. Uzun dönem yaşayan hasta sayısı arttıkça geç dönem komplikasyonların görülme sıklığı artmaktadır. Endokrin komplikasyonlar HKHN yapılmış olgularda en yaygın görülen geç etkiler arasındadır. Kemoterapi, radyoterapi ve HKHN'nin tümü endokrin fonksiyonun bozulmasına neden olabilir. Bu çalışmada HKHN sonrası geç dönemde gelişen endokrinolojik komplikasyonlar ve neden olabilecek risk faktörleri değerlendirilmiştir. Yöntem: Çalışmamıza Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Çocuk Kemik İliği Transplantasyonu Ünitesi'nde, çocukluk ve adolesan dönemlerinde malign veya malign olmayan nedenlerle 2005-2023 tarihleri arasında allojenik HKHN yapılmış, naklin üzerinden en az 1 yıl geçmiş, hayatta olup primer hastalık açısından remisyonda kabul edilen, kontrollerine düzenli olarak devam eden 82 hasta değerlendirildi. Buna göre hastalar HKHN'den sonra geç dönemde ortaya çıkabilecek büyüme geriliği, boy kısalığı, obezite, zayıflık, tiroid ve gonadlar ile ilgili komplikasyonlar, puberte gelişim bozukları, kemik mineralizasyon bozuklukları, dislipidemi, diabetes mellitus, insülin direnci ve adrenal yetmezlik açısından HKHN öncesinde ve HKHN sonrası son kontrolde değerlendirildi. Veriler, bilgisayar ortamında IBM-SPSS (Versiyon 27.0) ile değerlendirildi. İstatistiksel anlamlılık için p<0,05 kabul edildi. Bulgular: Hastaların %62,2'si (n=51) erkek, %37,8'i (n=31) kızdı. HKHN olan hastaların %53,7'si (n=44) malign etiyolojiye sahip hastalıklarda, %46,3'ü (n=38) nonmalign etiyolojideki hastalıklarda uygulanmıştır. HKHN sonrası değerlendirmede boy kısalığı olan hastalarda HKHN öncesi de boy kısalığı olması durumunda boy kısalığı görülme riskinin arttığı görüldü (p=0,022). HKHN sonrası 82 hastanın 18'inde (%21,9) boy kısalığı (SDS <-2) belirlendi, istatistiksel olarak anlamlı, boy kısalığına neden olan herhangi bir değişken saptanmadı. Vücut kitle indeksi nakil sonrası 82 hastada 5 hasta (%6) zayıf, 8 hasta (%9,7) fazla kilolu, 6 hasta (%7,3) obez olarak değerlendirildi. Sirolimus kullanan hastalarda zayıflık görülme oranı yüksek saptandı (p=0,044). Hastaların tiroid fonksiyon testlerinin değerlendirilmesinde 4 hastada (%4,8) subklinik hipotiroidi, 1 hastada (%1,2) hipertiroidi, 18 hastada (%21,9) hipotiroidi saptandı. Sirolimus kullanan hastalarda TFT normal görülme oranı istatistiksel olarak anlamlı saptandı (p=0,035). HKHN yapılma yaşının artmasıyla BHE görülme oranının istatistiksel olarak arttığı görüldü (p=0,049). Dislipidemi değerlendirmesinde hastalardan primer hastalığı malign olan (p=0,010) ve HR'de radyoterapi alanlarda dislipidemi görülme oranında istatistiksel olarak artış olduğu görüldü (p=0,006). Nakil yaşı ile insülin direnci varlığı arasında ise nakil yaşı büyüdükçe insülin direnci gelişme riskinde artış saptandı (p=0,003). HKHN yapılma yaşı ile DM varlığı arasında HKHN yapılma yaşı büyüdükçe DM gelişme riskinde artış saptandı (p=0,014). Siklosporin kullanımı DM olmayanlarda, Sirolimus kullanımı ise DM olanlarda yüksek saptandı (p=0,045 ve p=0,049). Hastaların primer hastalığının malign olması (p=0,023) ve radyoterapi alması ile DM gelişme riskinde artış olduğu saptandı (p=0,021). Osteoporoz görülen hastaların HKHN yaşı normal KMD'ye sahip olan hastalara göre anlamlı yüksek bulundu (p=0,009). Pubertal dönemde olan 58 hastadan 13 hastada (%22,4) gonadal yetmezlik saptandı. Gonadal yetmezlik değerlendirilmesinde HKHN sırasında; yüksek yaşta olmak (p=0,011), 10 yaşından büyük olmak (p<0,001), pubertal döneme girmiş olmak (p=0,002), kız cinsiyet (p=0,048) ve HR'de myeloablatif tedavi uygulanması (p=0,032) istatistiksel olarak anlamlı saptandı. HKHN öncesi ve son kontroldeki laboratuvar değerlerinin karşılaştırmasında hastaların nakil sonrası D vitamini, HDL, LDL, total kolesterol ve HbA1c değerleri nakil öncesine göre yüksek buna karşın trigliserit değerlerinin ise istatistiksel anlamlı düşük bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Çalışmamız allojenik HKHN yapılmış çocuk ve adolesanların HKHN'den en az 1 yıl sonra görülen endokrinolojik komplikasyonlarını değerlendirmektedir. Literatürde pediatrik dönemde HKHN'den sonra endokrinolojik komplikasyonların büyük oranda HKHN sırasındaki yaş, TBI ve KT ilişkili olduğu vurgulanmaktadır. Çalışmamızda geç dönem endokrin sorunların HKHN sonrasında nadir görülmediğini, HR'de kullanılan TBI ve özellikle myeloablatif rejimlerin ve HKHN sonrasında kullanılan immunsupresif tedavilerin endokrinolojik komplikasyonlar açısından risk taşıdığı görüldü. Hastaların ve primer hastalığın değiştirilemez riskleri dışında endokrinolojik komplikasyonları azaltmak için HKHN'de kullanılacak tedavinin seçimi ve ortaya çıkabilecek endokrinolojik komplikasyonları önlemek, erken tanımak ve tedavisini erken uygulamak için HKHN yapılması planlanan ve yapılan pediatrik hastaların Çocuk Endokrinoloji tarafından takip edilmesi önemlidir. Anahtar kelimeler: Hematopoetik kök hücre nakli, kemoterapi, radyoterapi, çocuk, adolesan, pediatri, endokrin, komplikasyon, boy kısalığı, obezite, hipotiroidi, kemik mineral dansitesi, osteoporoz, diabetes mellitus, adrenal yetmezlik, hipogonadizm