Akromegali'de immunohistokimyasal boyanma ile Manyetik Rezonans Görüntüleme özelliklerinin tümör agresifliği üzerine değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURAK DEMİR
Danışman: MÜJDE YAŞIM AKTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çalışmamızda akromegali hastalarında büyüme hormonu (GH), prolaktin (PRL) boyanma, granülasyon, Ki-67 indeksi (Ki67i), e-cadherin, p21, SSTR-2, CD45+ tümör lenfosit infiltrasyon oranları (TIL) vb immunohistokimyasal incelemeler ile Hipofiz Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme özelliklerinin invazyon ve agresiflik yönünden değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmamız tedavi naif 58 akromegali hastasında retrospektif yapılmıştır. Çalışmamızda; E-cadherin SG (Seyrek Granüllü) adenom ve Ki67i yüksek (≥%3) gruplarda daha düşük bulunmuştur (p<0,05). E-cadherin ile yaş, SSTR2 arasında pozitif, p21 ve tümör boyutuyla negatif korelasyon ilişkisi saptanmıştır (p<0,05). SG adenomlarda, yoğun granüllü (DG) ve dual boyanan (GH ve PRL) adenomlara göre tümör boyutlarının daha büyük olduğu görülmüştür (p<0,05). Ki67i ≥%3 olan hastaların daha genç yaşta olduğu saptanmıştır (p=0,001). Hiperintens ve izointens adenomlu vakaların, hipointens olanlara göre tümör boyutları daha büyük, optik kiazma basısı ve Hardy, Knosp evre 3-4 sıklığı daha yüksektir (p<0,05). Hardy evresi 3-4 olanlarda yaş daha genç, ki67i ≥%3 ve optik kiazma basısı daha sık saptanmıştır (p<0,05). Knosp evresi 3-4 olan hastalarda hipofizer hemoraji-infarkt ve optik kiazma basısı daha sık saptanmıştır (p<0,05). Sonuç olarak; azalmış e-cadherin ekspresyonu tümörün agresifliği ile ilişkili muhtemel bir biyobelirteç olabilir. SG, Ki67i yüksek olan ve hipointens olmayan adenomların daha agresif ve/veya invaziv potansiyele sahip olabilecekleri öngörülmüştür. Ancak, GH ile birlikte PRL boyanmasının, tümörün agresifliğine işaret eden özelliklerle ilişkisi saptanmamıştır.