Öğretmen İyi Oluşunun Okul Yöneticisi Güçlendirici Liderlik Davranışları ve Öğretmen İş Doyumuna Göre İncelenmesi: Bir Karma Desen Çalışması
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HÜSEYİN TANRIVERDİ
Danışman: Fatih Şahin
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin güçlendirici liderlik davranışları ile öğretmenlerin iş doyumlarının, öğretmenlerin öznel iyi oluşları üzerindeki yordayıcı etkilerinin incelenmesidir. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutundan elde edilen bilgiler doğrultusunda görüşme soruları oluşturulmuştur. Görüşme soruları yardımıyla yapılan görüşmelerle araştırmanın nitel verileri toplanmıştır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Kütahya'da görev yapan ilkokul ve ortaokul öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmaya Kütahya'daki ilkokul ve ortaokullarda görev yapan 804 öğretmen gönüllü olarak katılmıştır. Nicel boyutta evrenin tamamına ulaşılmıştır. Veri toplamada; "Öğretmen İyi Oluş Ölçeği", "Güçlendirici Liderlik Ölçeği" ve "Minnesota İş Doyum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu ilişkisel araştırma modelindedir. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistiklerden, çoklu ve hiyerarşik regresyon analizinden yararlanılmıştır. Nicel verilerin istatistiksel analizinde SPSS 27 ve LISREL 8.8 programları kullanılmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Çalışma grubunu nicel araştırmaya katılan 15 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğretmenler amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme tekniği kullanılarak belirlenmiştir. Araştırmanın nitel verileri araştırmacı tarafından oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığı ile yüz yüze yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde tematik analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın güvenirliği için üçgenleme tekniği kullanılmıştır. Nicel araştırma sonucunda, öğretmenlerin öznel iyi oluş düzeylerinin "yüksek" olduğu, okul yöneticilerinin "her zaman" güçlendirici liderlik davranışlarını sergiledikleri ve öğretmenlerin iş doyumlarından memnun oldukları belirlenmiştir. Yetki verme, sorumluluk ve destekleme ile birlikte, öğretmenlerin içsel doyum puanları ile düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişki vermektedir. Yetki verme, destekleme ve içsel doyum değişkenlerinin okul bağlılığı boyutunu pozitif ve anlamlı yordamakta, yetki verme ve içsel doyum değişkenlerinin öğretim yeterliği boyutunu pozitif ve anlamlı yordamaktadır. Araştırmanın nitel sonuçları ise öznel iyi oluşun dinamik ve çok katmanlı bir yapı olduğunu ortaya koymuştur. Öğretmenlerin iş doyumu ağırlıklı olarak meslek sevgisi ve öğrenci başarısı gibi içsel faktörlerden beslenmekte; veli baskısı, kalabalık sınıflar ve bürokratik engeller gibi dışsal faktörler ise bu doyumu tehdit etmektedir. Okul yöneticilerinin yetki devri konusunda daha çok pedagojik alanlarda esneklik sağladığı, ancak okulu bağlayan riskli ve kriz anlarında savunmacı, bürokratik ve merkeziyetçi bir tutum sergilediklemektedirler. Çalışan öğretmenlere aşırı görev yüklenmesinin sorumluluk vermekten ziyade "angarya" olarak algılandığı ve adalet hissini zedelediği saptanmıştır. Nicel ve nitel sonuçların karma yöntemle birleştirilmesi, görünürdeki "yüksek doyum" oranları ile yapısal krizler arasındaki paradoksu çözümlemiştir. Öğretmenlerin, sistemdeki dışsal kısıtlılıkların farkında olmalarına ve bunlardan zarar görmelerine rağmen, mesleğe ve öğrenciye duydukları güçlü içsel sevgi sayesinde öznel iyi oluşlarını korudukları saptanmıştır. Ancak bu dayanıklılık statik değildir; yaş ve kıdem ilerledikçe artan dışsal baskılar, bürokratik aşınma ve yetersiz idari destek iş doyumunun düşmesine neden olmaktadır. Bu bulgular doğrultusunda uygulayıcılara; risk anlarında öğretmenin kurumsal destekle yalnız bırakılmaması, görev dağılımlarının adaletli yapılması ve okulu bir "istatistik/puan" merkezine dönüştüren performatif yönetim pratiklerinden uzaklaşılması önerilmektedir. Araştırmacılara ise Türkiye bağlamına özgü güçlendirici liderlik ölçekleri geliştirmeleri ve dışsal hesap verebilirlik araçlarının öğretmen psikolojisi üzerindeki etkilerini inceleyen araştırmalar yapmaları önerilmektedir.