Geriatrik hasta grubunda anestezi derinliği monitörizasyonlarının postoperatif derlenme ve bilişsel fonksiyonlara etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ASLIHAN GÜLEÇ KILIÇ
Danışman: ZERRİN ÖZKÖSE ŞATIRLAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu prospektif randomize çalışma, 65 yaş ve üzeri hastalarda spinal cerrahi sırasında uygulanan farklı anestezi derinlik izleme yöntemlerinin (hemodinamik, numerik BIS ve Density Spectral Array [DSA]) postoperatif kognitif fonksiyonlar ve derlenme parametrelerine etkilerini karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Çalışmaya genel anestezi altında elektif spinal cerrahi planlanan 75 hasta (her grupta 25) dahil edilmiştir. Hastalar rastgele şekilde üç gruba ayrılmıştır: Hemodinamik parametrelerle yönlendirilen grup (Grup Hemodinami), yalnızca sayısal BIS indeksi görülebilen grup (Grup nBIS) ve yalnızca DSA ekranı görülebilen grup (Grup DSA). Anestezi, propofol ve remifentanil ile hedef kontrollü infüzyon yöntemine göre uygulanmış, derlenme süreci, bilişsel değerlendirmeler ve deliryum taramaları grup bilgisinden habersiz anestezistler tarafından yapılmıştır. Postoperatif dönemde, DSA grubundaki hastaların sözel uyarana yanıt verme, koopere olma ve oryantasyon süreleri anlamlı derecede kısa bulunmuştur (p<0.001). Ayrıca DSA grubunda postanestezik bakım ünitesinde (PABÜ) kalış süresi daha kısa ve RASS ≤-2 skoruna sahip olma olasılığı daha düşüktür (p<0.001). Zippering fenomeni görülmeyen hastalarda PABÜ'de resedasyon oranı anlamlı düzeyde yüksek bulunmuş, zippering ile postoperatif deliryum (POD) arasında negatif korelasyon saptanmıştır (p<0.001). Burst supresyon insidansı genel olarak %60 olup, DSA grubunda bu oran anlamlı şekilde daha düşüktür (p=0.042). Ayrıca, burst supresyon süreleri ve oranları da DSA grubunda anlamlı şekilde daha azdır. Numerik BIS değerlerinin 40-50 aralığında geçirilmiş süre, nBIS grubunda daha fazlayken, 50-60 aralığı DSA grubunda baskındır (p<0.001). DSA grubunda hastalar bazal EEG kategorilerinin bir üst düzeyine daha sık çıkarken, daha az sıklıkla alt kategorilere inmektedir (p<0.001). İlaç tüketimi açısından DSA grubunda vücut ağırlığına göre düzeltilmiş propofol infüzyon miktarı diğer gruplara kıyasla anlamlı olarak daha düşüktür (p<0.01). Norepinefrin tüketimi de nBIS grubunda daha fazladır (p=0.027). Lojistik regresyon analizine göre, DSA grubunda burst supresyon gelişme riski anlamlı şekilde daha düşüktür (OR=0.31, p=0.050). POD insidansında azalma eğilimi olsa da bu fark anlamlı bulunamamştır (p=0.082). Ayrıca, burst supresyon gelişme riskinin en güçlü belirleyicileri toplam komorbidite sayısı (OR=1.75, p=0.020) ve DSA bazal kategorisidir (OR=0.13, p=0.005). ROC analizinde komorbidite sayısının burst supresyonu öngörme gücü orta düzeyde bulunmuştur (AUC=0.690, p=0.005). Sonuç olarak, DSA ile anestezi derinliği izlemi, daha hızlı derlenme, daha düşük burst supresyon insidansı ve ilaç tüketimi ile ilişkilidir. Ayrıca zippering fenomeni, POD gelişimi açısından koruyucu bir gösterge olarak öne çıkmaktadır.