Hiperfenilalaninemili Hastalarda Kan ve Beyin Fenilalanin Düzeylerinin Ölçümü İle Farklı Tedavi Yöntemlerinin Etkinliklerinin Değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYNUR KÜÇÜKÇONGAR
Danışman: FATİH SÜHEYL EZGÜ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Hepatik PAH enzimini veya pterin metabolizmasında yer alan enzimleri kodlayan genlerdeki mutasyonlar HPA ile sonuçlanır ve tedavi edilmediği taktirde beyin hasarına neden olabilir.Günümüzde HPA'nın tedavisinde PHE kısıtlı diyet çok yaygın olarak uygulanmakta olup, diyete alternatif tedaviler de gündeme gelmiştir. Bu anlamda PAH enziminin kofaktörü olan ve enzimin işlevselliğini artırdığı düşünülen BH4 tedavisi diyete alternatif olarak en sık uygulanan tedavidir. HPA hastalarının bu tedaviye yanıtlılığının anlaşılabilmesi için BH4 yükleme testi yapılması gerekmektedir.Bu çalışmada bölümümüzde izlenen HPA hastalarımıza BH4 yükleme testi yapılarak, hastalarımızın ilaca olan yanıtlılığı tespit edilmiştir. Buna göre 41 hastadan 16'sının teste göre yanıtlı olduğu görülmüş ancak birinde ilaç tedavisi başlandıktan sonra diyet PHE içeriği yeterli düzeyde artırılamadığından, tedavi aşamasındayken hasta BH4 yanıtsız olarak kabul edilmiştir. Yanıtlı vakalardan ikisinde BH4 metabolizması bozukluğu vardı. Yanıtlı olan diğer vakaların büyük kısmı, literatür bilgileriyle uyumlu olarak hafif/orta düzeyde HPA sınıfındandı.Hastalık patogenezine bakıldığında esas nedeninin kesin olmamakla birlikte beyin PHE düzeyinin artmış olması düşünüldüğünden, bu çalışmada da seçilen bazı hastalarımızda beyin PHE düzeyi ölçümü yapılması için MRS yöntemi uygulanmıştır. Bunun sonucuna göre hastalara uygulanan tedavi ile beyin PHE düzeyinde düşme olduğu görülmüştür. Diyet tedavisi alan hastalarda bu düşme istatiksel olarak anlamlı iken, ilaç tedavisi alanlardaki düşmenin istatiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. Vaka sayısının azlığı, kan-beyin bariyerindeki bireysel farklılıkların bu sonuçları etkileyebileceği düşünülmektedir.Sonuç olarak, hastalar için en ideal tedavi seçeneğinin belirlenmesi ve tedaviye hayat boyu devam edilmesi veya kesilebilmesi durumunun tespiti için MRS yöntemi ile beyin PHE düzeylerinin ölçümünün yapılması yeni bir biyokimyasal belirteç olarak rutin uygulamada kullanılabilir. Ancak bunun, hangi hastalara ne zaman uygulanması gerekliği ve sonuçların ne şekilde değerlendirilmesi hakkında kesin bilgilerin olması için daha fazla hasta üzerinde yapılmış daha çok çalışmaya ihtiyaç vardır.