Nonalkolik yağlı karaciğer hastalığı tanılı bireylerde konvansiyonel inflamasyon ve oksidatif stres belirteçlerinin düzeyleri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Suzan Muratoğlu

Danışman: AYŞE BİLGİHAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Nonalkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAYKH) periferal dokularda insülin direncinin artışı ve ikincil olarak oksidatif stres ile birlikte karaciğerde yağlanmaya neden olan bir hastalıktır. Bu çalışmada, NAYKH hastaları ALT seviyesinin yüksekliğine göre sınıflandırılmış, bu hastalığın patogenezinde ve ilerlemesinde rolü olan oksidatif stres belirteçlerinden serum MDA, AOPP ve inflamasyon belirteçlerinden serum TNF-α, IL-6 ve HA seviyelerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışmaya dispeptik semptom ya da rutin kontrol için başvuran non-obez ve non-diabetik toplam 133 birey dahil edilmiştir. Gruplar serum ALT seviyelerinin yüksekliği ve ultrasonografi bulgularına göre ayrılmıştır. Çalışmamızda gruplar, nonalkolik yağlı karaciğer hastalığı tanılı ve ALT seviyesi normal olan hastalar Grup 1 (n=53), nonalkolik yağlı karaciğer hastalığı tanılı ve ALT seyiyesi yüksek olan hastalar Grup 2 (n=35) ve bilinen herhangi bir sistematik hastalığı olmayan kontrol grubu (n=45) olarak belirlenmiştir. Tüm hastaların serumlarından HA, TNF-α ve IL-6 düzeyleri ELISA yöntemiyle, AOPP ve MDA düzeyleri ise spektrofotometrik yöntemlerle çalışılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda serum AOPP düzeyinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p> 0.05). Oksidatif stres belirteçlerinden MDA ve inflamasyon belirteçlerinden HA düzeyinin ALT yüksekliğine bağımlı olarak arttığı, TNF-α, IL-6 serum düzeylerinin ise ALT düzeylerinden bağımsız olarak yükseldiği (p<0.05) sonuçlarına varılmıştır. Bu sonuçların ışığında bu grup hastalarda karaciğer biyopsi örnekleri de alarak steatoz, steatohepatit, fibrozis ve hepatoselüler karsinoma gibi durumların ayırt edilmesinde MDA ve diğer biyokimyasal parametrelerin prognoz belirleyici gücünün araştırılmasını düşünmekteyiz.