Farklı vertikal konumlardaki dental implantlarda yükleme sonrası periimplant dokuların klinik ve mikrobiyolojik yöntemlerle incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Öğrenci: AYŞENUR FİDAN

Danışman: ALTAN DOĞAN

Özet:

Günümüzde dis eksikliklerinin giderilmesinde alternatif bir tedavi seçeneği olan dental implant uygulamaları, implantoloji alanında yaşanan gelismelerle giderek daha yüksek basarı oranlarına sahip olmaktadır. İmplant basarısı üzerine etki gösteren çok sayıda faktör bulunmaktadır. Ancak en önemli implant kayıp nedeni olarak gösterilen peri-implantitis e neden olmasından ötürü implant çevresinde gözlenen mikrobiyal birikim özellikle dikkat çekmektedir. İki parçalı implantlarda implant-dayanak birlesimi arasında gözlenen mikro bosluk mikrobiyal birikim ve iltihabi hücre yoğunluğunun en yüksek oranda tespit edildiği bölgedir. İmplant-dayanak bağlantı tasarımlarına göre farklılık gösteren mikro bosluk, konik vidalı bağlantı tasarımlarında diğer bağlantı sekillerine göre daha düşük infilamasyon olusumuna neden olmaktadır. Aynı zamanda bu bağlantı tasarımına sahip implantların kret seviyesinin altında konumlandırıldık-larında doku desteğinin daha uzun süre stabil kaldığı ve implant basarısının hem fonksiyonel hem de estetik yönden uzun dönemde arttığı bildirilmistir. Bu düsünce doğrultusunda bu anlayışla gerçeklestirilen implant uygulamalarında gerçek yükleme sonrasında gözlenen mikrobiyolojik değisimlerin değerlendirildiği bir çalısma gerçeklestirmeyi amaçladık. Çalısmamızda dahil edilme kriterlerini sağlayan 36 implanta (18 test, 18 kontrol) yer verilmis olup, bu implantların protetik restorasyonları tamamlanmasıyla aynı gün içerisinde baslangıç 0 ve sonrasındaki 1., 3. ve 6. aylarda klinik indeksler, radyografik görüntüler ve mikrobiyolojik analiz için subgingival örnekler alınmıstır. Elde edilen mikrobiyolojik örnekler q-PCR analiz yöntemiyle değerlendirilmistir. Elde edilen veriler doğrultusunda, test ve kontrol grupları arasında klinik, radyografik ve periodontal patojenlerin varlığıyla iliskili verilerde istatistiksel olarak fark görülmemistir. Ancak 6.ay toplam bakteri miktarlarında kontrol grubunda test grubuna nazaran daha yüksek değerler elde edilmis ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmustur. Çalısmamızdan elde edilen sonuçlar çerçevesinde, kısa dönemli takip içerisinde, kret seviyesinin altında konumlandırma gerçeklestirilen implantlarda, implant çevre dokularda daha iyi doku bariyeri sağlandığı söylenebilir. Ancak daha uzun dönemli çalısmalara ihtiyaç duyulmaktadır.