IVF için yapılan ovaryen stimülasyona suboptimal yanıtta gonadotropin reseptör polimorfizminin rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE DUYGU TUFAN

Danışman: İsmail Güler

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çalışmamızın amacı; IVF tedavisinde ovaryen stimülasyona yanıtın gonadotropin reseptör (FSHR, LHCGR) polimorfizmi ile olan ilişkisini incelemektir. Buna ek olarak genetik varyant varlığının, reseptör polimorfizminin gebelik verileri ve IVF endikasyonları ile olan ilişkiler ise ikincil amaç olarak araştırılmıştır. Retrospektif planlanan bu çalışmaya Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi'ne ve Novaart Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi'ne Ocak 2018 ve Aralık 2020 tarihleri arasında NGS ile infertilite paneli testi bakılan ve IVF tedavisine devam etmiş olan 128 infertil hasta dahil edildi. Hastaların arşivlenmiş demografik ve tedavi döngüsü özellikleri, gebelik verileri ve NGS kullanıldı. Hastalar genetik varyant varlığı, reseptör polimorzfimi açısından gruplandırılarak; demografik özellikler, gebelik sonuçları ve ovaryen yanıt sonuçlarına göre analiz edildi. Hastaların demografik özellikleri, genetik varyant olup olmamasına göre karşılaştırılmasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Reseptör polimorfizmi olan grupta bazal FSH düzeyi daha yüksek bulundu (p=0,046). Ovaryen yanıt FOI ve FORT olarak ayrı ayrı değerlendirildiğinde FOI ve FORT'un düşük ya da normal olmasına göre gruplandırılarak genetik varyant, reseptör polimorfizmi, FSHR ve LHCGR polimorfizmi açısından karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (FOI için sırasıyla p=0,71, p=0,21, p=0,61, p=0,29; FORT için sırasıyla p=1, p=1, p=0,31, p=0,57). Gebeliği olan ve olmayan hastalar; genetik varyant, reseptör polimorfizmi, FSHR ve LHCGR polimorfizmi olup olmamasına göre karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı görüldü (sırasıyla p= 0,34, p=0,44, p=0,57, p=1). Ovulatuar faktör; genetik varyant ve reseptör polimorfizmi olup olmamasına göre karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı fark bulunamadı (sırasıyla p=0,60, p=0,70). Çalışma popülasyonumuzda genetik varyant, gonadotropin reseptör polimorfizm insidansı düşük olup bu hastaların ovaryen stimülasyon sonuçları ve gebelik sonuçları gonadotropin reseptör polimorfizminden etkilenmediği için IVF uygulanan hastalarda NGS ile bu genetik testlerin rutin olarak yapılmasına gerek yoktur.