Metastatik kastrasyon duyarlı prostat kanseri hastalarında PSMA PET tutulum değerleri ile dosetaksel tedavisi yanıtı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GONCA GÜL GÜNDEM

Danışman: AHMET ÖZET

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç:Prostat spesifik membran antijeni (PSMA) hedefli PET görüntüleme, prostat kanseri yönetiminde tümör yükünün belirlenmesinde yüksek duyarlılık sunmakta ve tedavi yanıtının öngörülmesinde potansiyel bir araç olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışmada, metastatik kastrasyon duyarlı prostat kanseri (mKDPK) tanılı hastalarda, dosetaksel tedavisi öncesi elde edilen PSMA PET parametrelerinin (TV-PSMA ve TL-PSMA) tedavi yanıtı ve sağkalım üzerine prognostik değerinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem:Retrospektif kohort olarak planlanan çalışmaya, 2010–2024 yılları arasında mKDPK tanısı almış ve dosetaksel tedavisi öncesi [⁶⁸Ga]Ga-PSMA PET/BT çekilmiş 48 hasta dahil edildi. Görüntüler LIFEx yazılımı ile değerlendirildi; TV-PSMA, TL-PSMA ve SUVmax parametreleri hesaplandı. Birincil sonlanım noktaları PSA'ya dayalı progresyonsuz sağkalım (PSA-PFS), radyolojik progresyonsuz sağkalım (RAD-PFS) ve genel sağkalım (OS) olarak belirlendi. Prognostik faktörlerin belirlenmesi için Cox regresyon analizleri kullanıldı. Bulgular:Tüm hasta grubunda medyan PSA-PFS ve RAD-PFS süreleri 20,7 ay, medyan OS süresi 45,1 ay olarak hesaplandı. Çok değişkenli analizde, artan bazal LDH (HR: 1,007; p = 0,002) ve PSA düzeyleri (HR: 1,002; p = 0,002) PSA-PFS ile olumsuz ilişkili bulundu. TV-PSMA ise PSA-PFS ile sınırda anlamlılık gösterdi (HR: 1,000; p = 0,064). RAD-PFS için de LDH (HR: 1,006; p = 0,008) ve PSA (HR: 1,001; p = 0,005) düzeyleri anlamlı bulundu. Kemik metastazı varlığı, referans grubuna (kemik metastazı olmayan hastalar) kıyasla her iki progresyonsuz sağkalım analizinde de daha iyi sağkalım ile ilişkiliydi (PSA-PFS: HR: 0,140; p = 0,005; RAD-PFS: HR: 0,251; p = 0,030). Bu bulgunun, referans gruptaki hasta sayısının azlığı ve bu gruptaki hastalarda visseral metastaz sıklığının yüksekliği ile ilişkili olabileceği düşünüldü. Sonuç: mKDPK hastalarında bazal LDH ve PSA düzeyleri, progresyon riskini öngörmede anlamlı prognostik belirteçlerdir. PSMA PET görüntüleme ile hesaplanan TV-PSMA parametresi sınıra yakın anlamlılık göstermiştir ve daha geniş örneklemlerle yapılacak çalışmalarda bu ilişkinin daha net olarak ortaya konması gerekmektedir.