Sıçan modelinde Botulinum-a toksininin damar grefti anastomozunda vazospazm ve trombüs oluşumu üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, PLASTİK VE REKONSTRÜKTİF CERRAHİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLKNUR AKBULUT

Danışman: MEHMET SÜHAN AYHAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

SIÇAN MODELİNDE BOTULİNUM-A TOKSİNİNİN DAMAR GREFTİ ANASTOMOZUNDA VAZOSPAZM VE TROMBÜS OLUŞUMU ÜZERİNE ETKİSİ Çalışmamız, vasküler greftlerle oluşturulmuş bir anastomozda lokal BoNT-A'nın uygulamasının cerrahi sonrası 3 günlük erken dönemde vasküler etkilerini göstermek için, BoNT enjeksiyonları uygulanan arter ve ven greftleri ve bunların kontrol grupları olmak üzere toplamda 4 grup 28 rat ile gerçekleştirildi. Anastomozların patensi, anstomozların kanlandırdığı dokuların perfüzyonu ve anastomozların spazmojenlere yanıtları hem makroskobik olarak hem de ICG anjiyograji ve Lazer Doppler akımölçer gibi görüntüleme yöntemleri kullanılarak değerlendirildi. BoNT-A'nın vasküler çapa etkisi ilk ve ikinci cerrahide yapılan damar çapı ölçümleriyle analiz edildi ve toksinin ilk cerrahi sonrası tromboze olmayan anastomozlardaki akım ölçümleri kaydedildi. Aynı zamanda anastomoz açıklıkları ve anastomozun kanlandırdığı eksremite kaslarının dejenerasyon bulguları histolojik olarak incelendi. Çalışma sonuncunda BoNT uygulanan hem arter hem de ven greftlerinde kontrol gruplarına kıyasla hem spontan gelişmiş, hem de stres testiyle oluşturulmuş trombüs oranlarının daha düşük olduğu görüldü ancak bu farklılıklar istatiksel olarak anlamlı bulunmadı. Arter, ven ve damar grefti çaplarının BoNT uygulamasıyla arttığı; ancak en az vasküler çap artışının damar grefti segmentlerinde olduğu görüldü. ICG anjiyografi görüntülemelerinde spazm testine iskemik yanıtın BoNT uygulamasıyla azaldığı, BoNT uygulanan anastomozların 3 günlük süre içinde akımlarında artma ; stres yanıtında ise azalma eğiliminde olduğu görüldü. Genel histolojik dejenerasyon skorları gruplar arası anlamlı farklılık göstermedi ve histolojik olarak tespit edilen tromboze anastomoz sayısı klinik olarak tespit edilen tromboze anastomoz sayısına benzerdi. Hem arterlerde hem de venlerde damar çaplarında artışa neden olduğu bilinen perivasküler BoNT-A uygulamasının denerve dokular olan vasküler greftler üzerinde de olumlu etkilerini gösterebildiği ve vasküler greftlerin çaplarında artışa; spazmojenenlere yanıtlarında azalmaya sebep olduğu için postoperatif dönemde trombüs görülme ihtimalinin en yüksek olduğu ilk 3 günde etkili olabileceği ve başta vasküler spazm olmak üzere vasküler komplikasyonların görülme sıklığını azaltarak mikrocerrahi operasyonların revizyon oranlarını düşürebileceği sonucuna varıldı.