Geçici iskemik atak ve minör inme hastalarının risk değerlendirmesinde difüzyon manyetik rezonans görüntüleme ile desteklenmiş ABCD22 skoru'nun değeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYCA ÖZEL SÖNMEZ
Danışman: İSA KILIÇASLAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş Geçici İskemik Atak ve minör inmeler, önemli bir mortalite ve morbidite nedeni olan inme ataklarının habercisi olması nedeni ile önem arzeder. American Heart Association (AHA)'nın GİA sonrası ilk 72 saat içinde hastaneye yatış kriterleri ve Geçici İskemik Atak yönetimi ile ilgili kılavuzları mevcut olmasına rağmen (Sınıf IIa, Kanıt Düzeyi C); GİA ve minör iskemik inme hastalarının acil servisten hastaneye yatış veya ayaktan takip kararı uzman görüşü düzeyindedir ve netleşmemiştir (22) . Bizim bu çalışmada birincil amacımız, Geçici İskemik Atak ve minör inmeli hastalarda ayrıntılı değerlendirilmiş difüzyon Manyetik Rezonans Görüntüleme bulgularını ABCD2 klinik skorlaması ile birlikte değerlendirerek, bu hastaların acil servisten hastaneye yatış kararı ve prognoz açısından daha iyi bir klinik öngörü sağlayıp sağlamayacağı araştırmaktır. İkincil amaç olarak ise klinik bir skorlama sistemi olan ABCD2 skoruna eklenen ayrıntılı difüzyon bulgularına ile yeni bir skorlama sistemi geliştirebilmektir. Bulgular Prospektif, kesitsel olarak dizayn edilen bu çalışmaya, Acil Servise inme öntanısıyla başvuran 166 hastadan çalışma kriterlerine uyan; 44 (%75)'ü GİA ile 15 (%25)'i minör iskemik inme olmak üzere toplam 59 hasta dahil edildi. Çalışmaya alınan 59 hastanın 25'i (%42)'si kadın, 34'ü (%58) erkek hasta iken, yaş ortalamaları 66.5±12.3 yıl (min. 37 maks. 87) idi. Hastaların başvuru anındaki nörolojik muayeneleri ve NIHSS skorları kaydedildi ve ilk 24 saat içinde difüzyon MRG ve T2 ağırlıklı MRG görüntülemeleri sağlandı. Difüzyon MRG incelemelerinde bu 59 hastadan 33 (%56)'ünde akut difüzyon kısıtlaması saptandı. Difüzyon MRG'de aynı zamanda ayrıntılı olarak "izole kortikal lezyon varlığı", "birden fazla iskemik lezyon", "değişik sulama alanlarında lezyonlar", "değişik yaşlarda olan lezyonlar" açısından incelendi. T2 ağırlıklı MRG görüntüleme de iskemik yük ve konfluens gösteren iskemik yük açısından değerlendirildi. İskemik yük 47 (%79.6) hastada, konfluens gösteren iskemik yük ise 14 (%23.7) hastada saptandı. Hastaların izlem sürecinde ise; semptomlarının başlangıcından sonra ilk 48 saatte, 14. günde ve 90. günde olmak üzere toplam 90 gün süresince sekel bırakan tekrar iskemik inme atak(lar)ı ve mortalite açısından takip edildi. GİA geçiren 44 hastanın 13 (%29.5)'ü ilk 48 saatte, 2 (%4.5)'si 48 saat-14 gün arasında olmak üzere, 14 gün-90 gün arasında 3 (%6.8) hasta olmak üzere, 90 gün içinde toplam 18 hastada sekel bırakan nörolojik fonksiyon kaybı gelişti. Minör iskemik inme ile gelen 15 hastada ilk 48 saat ve ilk 48 saat-14 gün arasında herhangi bir inme atağı gelişmezken; 14 gün-90 gün arasında 2 (%13) hastada majör inme sonucu sekel gelişti. Materyal-Metod Verilerin istatistiksel analizinde SPSS 16.0 istatistik programı kullanıldı. Majör inme riskini belirleyebilecek olan değişkenler "Univariate Analiz" ile araştırıldı. Difüzyon Manyetik Rezonans Görüntülemede, difüzyon kısıtlaması (ilk 48 saatte p= 0,021) ve ayrıntılı DWI incelemede izole kortikal lezyon ve birden fazla lezyon varlığı (ilk 48 saatte sırasıyla p= 0,028; p= 0,009) istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Çalışmamızda, GİA ve minör inme sonrası rekürren inme riskini belirleyebilecek belirteçler kombine edilerek ve Ki-kare Testi ile ROC analizi uygulanarak sensitivite ve spesifiteleri yorumlandı. Bu inceleme sonucunda, GİA ve minör inme geçiren hastalarda difüzyon MRG'de akut difüzyon kısıtlılığı bulunması ve T2 ağırlıklı inceleme ile beraber değerlendirmede iskemik yük saptanması ABCD2 klinik skoru ile korele edildiğinde erken dönem rekürren inme riski ile ilgili önemli bilgiler verirken, acil servis yoğunluğu içerisinde doğru hastalara erken müdahaleye imkan verecek %100 duyarlılık göstermektedir. Sonuç GİA ve minör inme hastalarının değerlendirilmesinde; ABCD2 klinik skorlamasına ek olarak difüzyon MRG'de difüzyon kısıtlaması ve T2 incelemede iskemik yükün saptanması bu hastaların inme riski açısından daha yüksek riskli olduğunu göstermektedir. Bu hastaların ABCD2 skorlamasına ek olarak, erken dönemde difüzyon MRG ve T2 MRG ile değerlendirilmesi acil servis yönetiminde yatış kararı açısından hekimlere yol gösterici olacaktır. Anahtar Kelimeler: Acil Servis Yönetimi, GİA, erken tekrarlayan inme, öngörü gücü, ABCD2 skoru, ayrıntılı DWI