Karpal tünel sendromu olan olgularda median sinirin multiparametrik ultrasonografik yöntemlerle değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZGÜR ERDEM

Danışman: ATİYE CENAY KARABÖRK KILIÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, karpal tünel sendromu (KTS) tanısında median sinirin yapısal, elastografik ve mikrovasküler özelliklerini değerlendiren ultrasonografik parametrelerin tanısal performansını belirlemek ve bu parametrelerin hastalık şiddeti ile ilişkisini incelemektir. Yöntem: Çalışmaya 34 KTS hastası ve 31 sağlıklı kontrol dahil edilmiştir. Analizler bilek düzeyinde toplam 50 hasta ve 50 kontrol bileği üzerinden gerçekleştirilmiştir. Tüm katılımcılarda median sinir, ultrasonografi ile bilek (W) ve önkol (F) düzeyinde değerlendirilmiştir. Yapısal ölçüm olarak kesitsel alan (CSA), elastografik değerlendirme için kayma dalga hızı (SWV) ve mikrovasküler değerlendirme için ultramikroanjiyografi yöntemi ile color pixel percentage (CPP) ölçümleri yapılmıştır. Ayrıca bu parametrelerin el bilek önkol oranları (WFR-CSA, WFR-SWV, WFR-CPP) hesaplanmıştır. Hasta grubunda olgular sinir iletim çalışmaları sonuçlarına göre hafif, orta ve ileri şiddette olarak sınıflandırılmıştır. İstatistiksel analizlerde gruplar arası karşılaştırmalar, ROC eğrisi analizi ve gözlemciler arası uyum için intraklas korelasyon katsayısı (ICC) hesaplanmıştır. Bulgular: Hasta grubunun yaş ortalaması kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p=0.041), diğer demografik değişkenler açısından gruplar benzerdi. Ultrasonografik değerlendirmede bilek düzeyinde ölçülen W-CSA, W-SWV, W-CPP ve bunların oranları olan WFR-CSA, WFR-SWV ve WFR-CPP değerleri hasta grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır (tüm p<0.001). Önkol düzeyinde F-CSA ve F-CPP değerlerinde anlamlı fark izlenmezken, F-SWV değeri hasta grubunda daha yüksek bulunmuştur (p<0.001). EMG şiddeti arttıkça W-CSA ve W-CPP değerlerinde anlamlı artış izlenmiştir (p=0.021 ve p=0.019). Diğer parametrelerde şiddet alt grupları arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Gözlemciler arası uyum analizinde tüm parametreler için iyi ile mükemmel düzeyde uyum bulunmuş olup ICC değerleri 0.899–0.998 arasında değişmektedir. ROC analizinde en yüksek tanısal performans W-CPP (AUC=0.983), W- SWV (AUC=0.958) ve WFR-CPP (AUC=0.908) parametrelerinde elde edilmiştir. W-CPP için ≥6.670 kesim noktasında duyarlılık %94, özgüllük %98 ve doğruluk %96 olarak bulunmuştur. Bu bulgular mikrovasküler ve elastografik parametrelerin KTS tanısında yüksek ayırt edici güce sahip olduğunu göstermektedir. Sonuç: Bu çalışma, karpal tünel sendromunun tanısında yalnızca yapısal değil, aynı zamanda elastografik ve mikrovasküler ultrasonografik parametrelerin de yüksek tanısal değer taşıdığını ortaya koymuştur. Özellikle W-CPP, W-SWV ve WFR-CPP parametreleri hasta ve kontrol ayrımında güçlü parametreler olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca W-CSA ve W-CPP'nin hastalık şiddeti ile ilişkili bulunması, bu parametrelerin klinik değerlendirmede prognostik açıdan da kullanılabileceğini düşündürmektedir. Sonuç olarak, multimodal ultrasonografik yaklaşımın KTS tanısında tanısal doğruluğu artırabilecek ve klinik pratiğe katkı sağlayabilecek önemli bir yöntem olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Karpal tünel sendromu, ultrasonografi, shear wave elastografi, mikrovasküler ultrasonografi, color pixel percentage, median sinir