Hiyaluronik asit enjeksiyonuyla oluşan arteriyel oklüzyonun hiyaluronidaz ve streptokinazla tedavisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Öğrenci: ÖZGÜR HÜRKAL

Danışman: İBRAHİM SEYHAN ÇENETOĞLU

Özet:

Son yıllarda minimal invaziv yüz gençleştirme işlemleri plastik cerrahi pratiğinde oldukça popüler olup; hiyaluronik asit dolgu enjeksiyonları bu alanda ciddi bir yer tutmaktadır. Özellikle periorbital bölge; hiyaluronik asit dolgu enjeksiyonları açısından komplikasyona açık bir bölge olup bu komplikasyonların en korkulanı santral retinal arterin hiyaluronik asit ile embolisidir. Bu durumun tedavisinde literatürde birçok tedavi önerilmekle birlikte anjografik olarak santral retinal arterin revaskülerizasyonu altın standart yöntemdir. Bu çalışmanın amacı sistemik yolla tek başına ya da streptokinaz ile birlikte verilen hiyaluronidaz enziminin anjiyografik revaskülerizasyonla etkinliğinin karşılaştırılması olmuştur. Çalışmada 30 adet erkek Wistar Albino sıçan kullanılmıştır. Sıçanlar her grupta 6 adet olacak şekilde 5 gruba ayrıldı. Tüm gruplardan sağ taraf deney tarafı sol taraf sham konrol olucak şekilde bilateral oblik kasık flebi kaldırıldı ve tüm deneklerin sağ taraftaki kasık fleplerinin pedikülü olan superfisiyal epigastrik arter hiyaluronik asit dolgu ile oklude edildi. Grup 1'e ek işlem yapılmadı, Grup 2'ye arter okluzyonundan 45 dakika sonra 2500IU/kg sistemik hiyaluronidaz enzimi verildi, Grup 3'e arter okluzyonundan 45 dakika sonra intraarteriyel 10 IU hiyaluronidaz verildi, Grup 4'e arter okluzyonundan 45 dakika sonra sistemik 2500IU/kg hiyaluronidaz +30.000 IU/kg streptokinaz verildi. Grup 5'e arter okluzyonundan 45 dakika sonra intraarteriyel 10 IU hiyaluronidaz+1000 IU streptokinaz verildi. Denekler 7. Gün sakrifiye edilip fotografik kayıtları alındı ,nekroz yüzdeleri hesaplandı ve bilateral superfisiyal epigastrik arterleri histolojik olarak incelendi. Elde edilen sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirildi. Tüm grupların nekroz oranlarındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulundu. (p<0,05) Grup 1 çıkarılarak Grup 2,3,4,5'in nekroz oranları değerlendirildiğinde yapılan istatistiksel olarak anlamlı fark tesbit edilmedi. (p>0,05) Histolojik bulgular değerlendirildiğinde; Grup 1,2,3 ve 5 te dejaneratif bulgular izlenirken Grup 4 te dejenarif bulgular izlenmeyip işlem yapılmayan sham kontrol grubu superfisiyal epigastrik artere en yakın histolojik görünüm elde edildi. Damar duvarı kalınlıkları sağlıklı superfisiyal epigastrik arterle karşılaştırıp 6 kesitte bakıldığında; Grup 2-4 te tek bir kesitte anlamlı fark bulunurken Grup 3-5'te 3 kesitte anlamlı fark bulundu. (p<0,05) Bu bulgular bize hiyaluronik asit embolisinde sistemik yolla verilen hiyaluronidaz ve streptokinazın anjiyografik revaskülerizasyon kadar etkili olmakla birlikte anjiyografik yöntemin yarattığı damar duvarı dejenerasyonuna yol açmadığını gösterdi. Sonuç olarak çalışmamız; santral retinal arterin hiyaluronik asit dolgu ile embolisi tedavisinde uygun hastada sistemik yolla verilen hiyaluronidaz ve streptokinazın en az altın standart yöntem olan anjiyografi kadar başarılı olduğunu göstermiştir.