Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Asuman Banu Hülür
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tezde inançlara yönelik söylemin ideolojik boyutları belirlenmekte ve bu açıdan Cuma hutbeleri incelenmektedir. Bu amaçla ilk olarak ideoloji ve iktidarın anlaşılmasına yönelik kuramsal görüşler tartışılmaktadır. Bu anlamda, idea ve logos kavramlarının tarihsel gelişimine yer verilmekte; ideoloji, bilgi ve kültürle ilişkili görüşler, toplum ve birey açısından değerlendirilmekte; ideoloji ve iktidara toplumbilimsel yaklaşımlar dikkate alınmaktadır. Daha sonra, din ile toplum arasındaki ilişkiler ele alınmakta ve bu ilişkinin çeşitli boyutları üzerinde durulmaktadır. Dinin toplumsal öneminin anlaşılması için dinin ideolojik ve siyasal boyutlarının anlaşılmasının gerekli olduğuna dikkat çekilmektedir. Dinin, modernleşme sürecindeki konumu ve yaşadığı değişimler, dini söylemlerin oluşmasında belirleyici bir öneme sahip olmaktadır. Çağdaş toplumların kendine özgü yapıları ve süreçleri ile din arasındaki ilişkilere özel bir ilgi gösterilmiştir. Bu bağlamda dinle ilişkili anlayışların şekillenmesinde medya kaçınılmaz bir yere sahiptir. Günümüz toplumlarının dinle ilişkili diğer bir önemli yönü sekülerleşme sürecidir. Özellikle sekülerleşmenin, dinsel inancın, modern anlamda ideolojikleşerek iktidara odaklanan bir biçime dönüşmesine yol açtığı görüşü tezin temel bir vurgusudur. Türkiye'de İslam ve ideolojinin tarihsel ve toplumsal yönüne; Türkiye'deki modernleşme, sekülerleşme süreçlerinin kendine özgü karakteristikleri dikkate alınarak açıklık getirilmeye çalışılmaktadır. Son olarak, sergilenen bu kuramsal tartışmalar ışığında Cuma hutbelerinin metin analizi yapılmaktadır. Kuramsal tartışmalarda ön plana çıkan belirli ölçütler bu metin analizinin temel birimlerini oluşturmaktadır. İnanç ve ideolojinin birbiriyle bağlantıları, bu tezin merkezi ilgisini oluşturmaktadır. Toplumdaki değişmeler, dinsel inancın ideolojiye dönüşmesine neden olmaktadır. Bu anlamda inançlara yönelik söylem giderek daha fazla dünyaya ilişkin öğütleri ve tavsiyeleri kapsamaktadır. İnsanlar, ideoloji vasıtasıyla, eylemlerine, ilişkilerine, nesnelere, olaylara kısaca dünyaya anlam verirler. İnançlara yönelik bir söylem biçimi olarak Cuma hutbeleri incelendiğinde onun, insan yaşamının neredeyse tüm bu alanlarıyla ilgili öğütler yoluyla dünyaya anlam vermenin belirli bir türünü oluşturduğu görülmektedir.