Obstrüktif uyku apne sendromlu olgularda klinik değerlendirmenin tanı değeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2008
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞEGÜL ACAR
Danışman: OĞUZ KÖKTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Obstrüktif uyku apne sendromu (OSAS) erişkin popülasyonda %1-5 oranında görülen, morbidite ve mortalitesi oldukça yüksek bir hastalıktır. Uyku sırasındaki solunum bozukluklarının saptanması, hastalığın prognozu ve etkili bir tedavinin uygulanabilmesi açısından oldukça önemlidir. OSAS'ın kesin tanısı için bütün hastalara mutlaka tüm gece polisomnografi (PSG) yapılması gereklidir. Ancak bu inceleme uzun zaman alan, pahalı, özel ekip ve cihaz gerektiren bir uygulamadır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de uyku laboratuvarlarının sayısının az olması nedeniyle PSG uygulanacak hastaların seçimi çok önemlidir. Bu amaçla en çok başvurulan tanı yöntemi klinik tanıdır. Ancak bugüne kadar yapılan çalışmalarla OSAS'lı hastalarda klinik değerlendirme ile bir dereceye kadar tanı konabileceği gösterilmiştir.Bizim çalışmamızda diğer birçok çalışma ile uyumlu şekilde OSAS'lı olgularda yaş, BKİ, boyun çevresi ve ESS değerleri kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulundu. Erkek/kadın oranı 2.8 idi. Sigara içme öyküsü açısından iki grup arasında fark yoktu. OSAS semptom ve bulgularına yönelik yapılan anket değerlendirmesinde tanıklı apne, gündüz aşırı uyku hali, sabah baş ağrısı, sabah yorgunluk hissi ile uyanma, yetersiz/ bölünmüş uyku, hipertansiyon öyküsü, karakter ve davranış değişikliği, çevreye uyum güçlüğü, grip olduğunda uyumada zorlanma, uykuda aşırı terleme, noktüri, cinsel istek azalması, araç kullanırken uykunun gelmesi ve araç kullanırken uyuma sonucu kaza yapma OSAS'lı olgularda belirgin olarak daha yüksek bulundu. Sensitivitesi ve doğruluğu en yüksek semptomlar sırasıyla horlama, tanıklı apne, sabah yorgunluk hissi ile uyanma, sabahları ağız kuruluğu ve gündüz aşırı uyku haliydi. Hemen tüm semptomların sensitivitesi hastalığın ağırlığı arttıkça artıyordu. Spesifitesi en yüksek semptomlar sırasıyla araç kullanırken uyuma sonucu kaza yapma, çevreye uyum güçlüğü, anksiyete / depresyon öyküsü, hipertansiyon öyküsü ve çarpıntı hissi ile uyanmaydı. Eşlik eden hastalıklardan diyabet ve hipertansiyon OSAS'lı olgularda daha sıktı.Bu sonuçlar tek başına klinik değerlendirmenin OSAS tanısı için yeterli olmadığını ancak risk faktörleri, semptomlar ve eşlik eden hastalıklar birlikte değerlendirildiğinde OSAS olasılığı yüksek olguların belirlenebileceğini göstermektedir.