Annelerin bebek beslenme tutumu ve anksiyete düzeylerinin bebeklerinin ilk 6 ay beslenmesi üzerine etkisi: iki merkezli çalışma


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MELİS ÖZKUMUR YEŞİL

Danışman: Aysu Duyan Çamurdan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Anne sütü bebeğin beslenmesinde gerekli olan her türlü besin öğesini içeren en ideal besindir. Özellikle ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenme bebeğin nöromotor ve bilişsel yönden gelişimini destekler. İlk 6 ay içinde çocukların formül mama veya ek gıda ile beslenmesi anne sütü üretiminde azalmaya sebep olacaktır. Çünkü anne sütünün üretimi emzirme sıklığı ve yoğunluğu ile paralellik göstermektedir. Anne sütüyle beslenmenin sürdürülmesini etkileyen demografik, biyolojik, psikolojik ve sosyal pek çok belirleyici faktör bulunmaktadır. Çalışmamızda farklı sosyodemografik özelliklere sahip iki farklı merkezdeki annelerin bebek beslenme tutumu ve anksiyete düzeylerinin bebeklerinin tek başına anne sütü veya anne sütüyle birlikte mama kullanımına etkileri ve beslenme şeklini etkileyen diğer faktörleri araştırmayı planladık. Çalışmamıza; Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Sosyal Pediatri Çocuk Sağlığı İzlem Polikliniği ve Mamak Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğine 01.05.2023-31.05.2023 tarihleri arasında başvuran, 0-6 ay yaş aralığında olan, bilinen kronik bir hastalık tanısı olmayan ve kronik ilaç kullanım öyküsü olmayan, yenidoğan döneminde herhangi bir nedenle hastanede yatış öyküsü olmayan 38 hafta ve üzeri doğum öyküsü olan bebeklerin anneleri davet edilmiştir. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Sosyal Pediatri Çocuk Sağlığı İzlem Polikliniğinde toplam 150, Mamak Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğinde toplam 118 anket formu değerlendirmeye alındı. İlk bölüm emzirmede etkili olabileceği düşünülen bebeğe ve anneye ait özelliklerin sorulduğu veri formu, ikinci bölüm 20'şer adet sorudan oluşan Durumluk-Süreklik Kaygı Ölçek'ine ait form, üçüncü bölüm IOWA- Bebek Beslenme Tutum Ölçek'ine ait 17 sorudan oluşan anket formu idi. İstatistiksel analizler için SPSS 24.0 (SPSS Inc.; Chicago, IL, ABD) programı kullanıldı. Çalışmamızın sonucunda her iki merkezde de annelerin bebek beslenme tutumları yükseldikçe ve anksiyete düzeyleri azaldıkça emzirme oranlarının arttığı görülmüştür (sırasıyla; [p<0.001, OR:0,86, GA:%95 (0.81-0.90)] [p=0.011, OR:1.05, GA:%95 (1.01-1.09)]). Emzik kullanımının da mama kullanımını artırdığı saptanmıştır [p=0.011, OR:1.05, GA:%95 (1.01-1.09)]. Emzirme danışmanlığı almış olmak her iki merkezde de tek başına anne sütü ile beslenmeyi etkilememiştir. VKİ yüksek olan annelerin bebeklerinde tek başına anne sütü ile beslenmede azalma olduğu, mama ile beslenme eğiliminde oldukları istatistiksel olarak gösterilmiştir [p=0.035, OR:1.08, GA:%95 (1.005-1.159)]. Bu tez çalışmasından çıkarılabilecek en önemli sonuç olarak, tek başına anne sütü ile beslenmede annelerin bebek beslenme tutumları ve kaygı düzeylerinin etkili olduğu saptanmıştır. Annelerin gebelik öncesi, sırası ve sonrasında bebek beslenmesine yönelik tutumları saptanıp düşük beslenme tutum puanına sahip annelere emzirmenin ve anne sütünün bebeğe ve anneye yararlarıyla ilgili bilgiler verilmelidir. Ayrıca, bu annelerin emzirme danışmanı tarafından daha sık ve yakın takibi sağlanmalıdır. Postpartum dönemde sık görülen anksiyetenin annelerde tespit edilerek yüksek kaygı düzeyine sahip annelere gerekli psikolojik desteğin sağlanması ve bu annelerin emzirme konusunda cesaretlendirilmesi, bilgi düzeylerinin artırılması ve gerekli durumlarda bu annelere sık emzirme danışmanlığı verilerek yakın takiplerinin gerçekleştirilmesi gerektiği düşünülmektedir.