DEKOMPANSE SİROZ HASTALARINDA BİLİRUBİN SEVİYESİ İLE NOZOKOMİYAL ENFEKSİYON GELİŞME RİSKİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ALİ LEVENT GÜNGÖR

Danışman: Ali Karataş

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Dekompanse siroz, karaciğerin yapısal ve işlevsel bütünlüğünün bozulduğu, bir çok organda disfonksiyon ile birlikte kronik karaciğer hastalığının komplikasyonlarla seyreden evresidir. Bu evredeki hastalar enfeksiyonlara daha duyarlı hale gelir ve bu hasta grubunda mortalite ile morbiditenin başlıca nedenlerinden biri enfeksiyonlardır. Enfeksiyon gelişimi; hali hazırda kötü giden karaciğer işlevini daha da kötüleştirmekte, multi organ yetmezliği ve artmış mortaliteye neden olmaktadır. Bu nedenle, enfeksiyon gelişimini ve riskini erken öngörebilecek biyobelirteçlerin tanımlanması klinik anlamda önemli bir yere sahiptir. Bu çalışma, dekompanse siroz tanısı ile hastaneye yatırılan hastalarda serum bilirubin düzeyi ile nozokomiyal enfeksiyon gelişimi arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Enfeksiyonların, bu hastalığın prognozunda önemli bir yere sahip olduğu bilinmektedir. Bu nedenle bilirubin düzeyinin enfeksiyon gelişimi açısından öngörücü özelliğinin saptanması klinik anlamda büyük önem taşımaktadır. Çalışmamızda 2014-2024 yılları arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Gastroenteroloji Servisi'ne yatışı yapılan ve yatış anında enfektif kliniği olmayan, antibiyotik tedavisi almayan dekompanse sirozlu hastalar dahil edilmiştir. Toplamda 284 hastanın verileri retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Her hasta için demografik özellikler, siroz etiyolojisi, siroz komplikasyonları, labaratuvar parametreleri ve Child-Pugh ile MELD-Na gibi skorları kaydedilmiştir. Enfeksiyon gelişen ve gelişmeyen gruplar arasında, bu parametreler t-testi, Mann-Whitney U testi ve Ki-kare testi ile analiz edilmiştir. Her bir değişken için çoklu model öncesi tekli logistik regresyon ile analiz yapılmış. P değeri <0.2 olanlar çoklu değişken logistik regresyon analizine dahil edilerek bağımsız öngörücüler saptanmıştır. Ayrıca çalışmamızda Kaplan-Meier ve Cox Regresyon analizleriyle, survival analizler de yapılmıştır. Çalışmamızda 284 hastanın % 31,7'sinde (n=90) nozokomiyal enfeksiyon gelişmiştir. En sık gelişen enfeksiyon türleri sırasıyla idrar yolu enfeksiyonu (%30), spontan bakteriyel peritonit (%25,6), pnömoni (%21,1) ve yumuşak doku enfeksiyonları (%15,6) olarak saptanmıştır. Nozokomiyal enfeksiyon gelişen grupta hem total hem de direkt bilirubin düzeyleri anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur. ROC analizine göre total bilirubin için 1,78 mg/dl cut-off değeri ve 0,74 AUC değeri elde edilmiştir. Tek değişkenli logistik regresyon analizlerinde; HES varlığı, HRS varlığı, Child C sınıfında olmak, total bilirubin, direkt bilirubin, CRP, prokalsitonin, MELD-Na, INR, AST, albümin nozokomiyal enfeksiyon riskinde anlamlı olarak bulunsa da çok değişkenli analizlerde sadece total bilirubin bağımsız öngörücü olarak sonuçlanmıştır. Direkt bilirubin ile yakın korelasyon gösterdiğinden ileri analizlerde sadece total bilirubin parametresi kullanılmıştır. Ayrıca total bilirubin düzeylerindeki her logaritmik (log ln) bir birim artışı mortalite riskini 1.6 kat kadar artırdığı saptanmıştır. Ayrıca çalışmamızda ikincil bulgu olarak dekompanse siroz ile yatırılan hastalarda mortalite ile bağımsız iki değişken, yaş ve total bilirubin düzeyi, saptanmıştır. Total bilirubin düzeyi, dekompanse sirozlu hasta grubunda nozokomiyal enfeksiyon gelişimini öngörmede en önemli belirteçlerden biridir. Bu parametre, karaciğer rezervinin yanı sıra immun disfonksiyonunu da yansıtması klinik uygulamada değerli bir gösterge olduğunu düşündürmektedir. Bu belirtecin kolay uygulanabilir, ucuz ve objektif bir laboratuvar parametresi olması da erken uyarı belirteci olarak kullanılabilirliğine dayanak sağlar. Elde edilen tüm bu bilgiler, dekompanse sirozlu hastalarda enfeksiyon riskini öngörmede ve prognoz tayininde total bilirubin düzeylerinin rutin klinik uygulamaya dahil edilmesinin uygun olacağını göstermektedir.