Müzik öğretmeni adaylarının müzik performans kaygısı, algılanan stres, sürekli kaygı ve bilinçli farkındalık düzeylerine ilişkin düzenli yoga pratiklerinin etkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ECE ÜNALAN

Danışman: Birsen Jelen

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Müzik seslendirme ve çalgı becerilerinin yoğun olarak kullanıldığı bir sanattır. Müzisyenler müzik performansı sırasında değişik derecelerde kaygı hisseder, bu kaygı literatürde müzik performans kaygısı olarak bilinmektedir. Ancak kaygı eğer çok yoğun yaşanırsa müzisyenin performansını bozmaya başlar. Kişinin kaygı durumunu yaşamaya olan eğilimi sürekli kaygı olarak tanımlanmıştır ve sürekli kaygının fazla olması bilişsel becerileri bozmakta ve durumluk kaygı yaşantılarının sıklığını arttırmaktadır. Kaygıyla yakından ilişkili bir kavram olan stres her meslek grubu gibi müzisyenleri ve müzik eğitimi bölümü öğrencilerini de yoğun olarak etkilemektedir. Zira müzik eğitiminde var olan derslerin gereği olarak öğrenciler de mutlaka müzik performansı sergilemek durumundadırlar. Stres ve kaygının yönetilmesinde yoga, nefes teknikleri, MBSR programı gibi bilinçli farkındalık temelli uygulamalar son zamanlarda sıkça araştırılmıştır. Bu araştırmada bilinçli farkındalığı arttırıcı zihin-beden tekniklerinden yoganın müzik öğretmeni adaylarının müzik performans kaygısı, durumluk kaygı, sürekli kaygı, algılanan stres ve bilinçli farkındalık düzeylerine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Bunun için Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Müzik Eğitimi Anabilim Dalı öğrencilerinden seçkisiz bir çalışma grubu oluşturularak deney (N=16) ve kontrol (N=13) grupları tayin edilmiştir. Deney grubu altı hafta boyunca haftada iki kez 40-60 dk arası süren yoga derslerine katılmıştır. Katılımcılara araştırma öncesinde ve bitiminde Kenny Müzik Performans Kaygısı Envanteri, Algılanan Stres Ölçeği, Beş Boyutlu Bilinçli Farkındalık Ölçeği ve Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri uygulanarak veriler toplanmıştır. Öntestte Kişisel Bilgi Formu ile demografik veriler toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda kontrol grubuna göre deney grubunun müzik performans kaygısında ve algılanan stres düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir azalma görülmüştür. Deney grubunun bilinçli farkındalık düzeyinde artış, sürekli kaygı düzeyinde azalma görülmüştür; ancak kontrol grubuyla kıyaslandığında bu değişiklikler istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bulunmamıştır. Durumluk kaygı düzeyleri altı hafta sonunda deney ve kontrol grubu arasında anlamlı düzeyde fark etmemiştir. Çalışmada ayrıca müzik performans kaygısı ile algılanan stres arasında, müzik performans kaygısı ile durumluk/sürekli kaygı arasında, algılanan stres ile durumluk/sürekli kaygı arasında pozitif yönde orta düzeyde ilişki görülmüştür. Durumluk/sürekli kaygı ile bilinçli farkındalık arasında, algılanan stres ile bilinçli farkındalık arasında, müzik performans kaygısı ile bilinçli farkındalık arasında ise negatif yönde değişen derecelerde ilişki bulunmuştur. Cinsiyetler arasında müzik performans kaygısı, algılanan stres, sürekli kaygı ve bilinçli farkındalık yönünden bir değişiklik görülmemiştir. Durumluk kaygı düzeyi ise öntestte de sontestte de kadın öğrencilerde daha yüksek bulunmuştur. Araştırmada yoganın müzik performans kaygısı ve stresi yönetmede faydalı bir yöntem olduğu, ayrıca bilinçli farkındalığı arttırabileceği ve kaygıya eğilimi azaltabileceği sonucuna varılmıştır. Değişkenlerin birbiriyle ilişkileri de beklenen şekilde bulunmuştur: Bilinçli farkındalık arttıkça kaygının ve algılanan stresin azaldığı, ayrıca kaygı türleri ve stresin birbiriyle yakından ilişkili olduğu görülmüştür. Araştırmanın ana sınırlılık noktası zaman kısıtlaması ve çalışma grubunun az öğrenciden oluşmasıdır. Zihin-beden tekniklerinin kaygı türleri ve stres üzerine etkilerini daha net olarak ortaya koyabilmek için daha geniş bir çalışma grubuyla ve daha uzun süreli araştırmalar yapılması önerilmektedir.