Nazal polı̇pozı̇ste SEMA 3E (Semaforı̇n 3E) gen ekspresyon sevı̇yelerı̇nı̇n araştırılması ve ı̇mmunhı̇stokı̇myasal olarak semaforı̇n 3E proteinı̇n ı̇ncelenmesı̇


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, KULAK BURUN BOĞAZ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SAMIR NAZARLI

Danışman: SÜLEYMAN SABRİ USLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Nazal polipozis, nazal kavite ve paranazal sinüs mukozasının kronik inflamasyonu sonucunda gelişen çoğunlukla bilateral ve etmoid sinüsten kaynaklı kavite lümenine doğru gelişen benign mukozal lezyonlar ile karakterize kronik sinüzit tipidir. Nazal polipozisin prevalansı, EPOS 2020 verilerinde dünya genelinde yapılan epidemiyolojik çalışmalara göre yetişkin nüfusun yaklaşık %1 ila %4'ü arasında değişmektedir. Nazal polipozis; sık görülen, günümüzde esas olarak medikal yöntemlerle tedavi edilmeye çalışılan ancak dirençli olgularda cerrahi yöntemlere başvurulan tedavisi sırasında güçlüklerle karşılaşılan, nükslerin çok sık görüldüğü ve sosyal hayatı etkileyen bir hastalıktır.Etiyolojisi multifaktöriyeldir, hastalığın ortaya çıkışında çevresel ve genetik faktörler rol oynamaktadır. Bu çalışmada, etyopatogenezi henüz tam olarak aydınlatılamamış olan nazal polipozisin genetik temeli ve astım ile olan güçlü ilişkisi göz önünde bulundurularak, astım gelişiminde rol oynadığı gösterilen SEMA3E geninin nazal polipozisle ilişkisi araştırılmıştır.Bu amaçla; Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları polikliniğine başvuran 30 nazal polipozisli hasta ve 30 alt konka cerrahisi planlanan sağlıklı kişi kontrol grubu olarak çalışmaya dahil edilmiştir.Alınan nazal polip, alt konka örneklerinde SEMA 3E genine ait mRNA ekspresyon düzeyleri incelenmiş ve immünhistokimyasal yöntemle Semaforin 3E protein ekspresyonu belirlenmiştir. Hasta grubunda ∆∆Cq Gen Ekspresyonu istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha düşük bulunmuştur(p<0.001). Yani, nazal poliplerde gen ekspresyonu sağlıklı alt konka dokularına göre baskılı bulunmuştur.Çalışmamızın sonucu allerjik astımla SEMA 3E'nin ilişkisini ortaya koyan çalışmaların sonuçları ile benzer olup, SEMA 3E'nin NP'lerde koruyucu bir gen olduğunu düşündürmektedir. Nazal polipozis hasta grubu astım varlığı, NSAİİ allerjisi, Samter triadı varlığı, primer/revizyon FESS cerrahi öyküsü, ailede nazal polip öyküsü, Lund-Mackey ve Meltzer evreleme skorlarına göre iki grup oluşturularak gen ekspresyonları karşılaştırılmıştır.Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmasada, astımlı NP grubunda, nazal polip aile öyküsü olan grupda, Lund-Mackey skoru 19 ve üzeri olan grupda karşılaştırılan gruplara göre ekspresyonun artdığı bulunmuştur.Hasta örneklem sayılarının artırılması durumunda, istatistiksel olarak anlamlı fark olacağını düşünmekteyiz. SEMA 3E geninin dokularda protein düzeyinde ekspresyonunu incelemek amacıyla immünhistokimyasal çalışma yapılmıştır.NP hasta grubunun %83.4'ünde (n=25) immünhistokimyasal boyanma olmamışken, %13.3'ünde (n=4) bir pozitif (+), %3.3'ünde (n=1) üç pozitif (+++) boyanma olmuştur.Kontrol grubunun %23.3'ünde (n=7) immünhistokimyasal boyanma olmamışken, %33.4'ünde (n=10) bir pozitif (+), %40'ında (n=12) iki pozitif (++), %3.3'ünde (n=1) üç pozitif (+++) boyanma olmuştur.Hasta grubunda immünhistokimyasal boyanma olmaması ve ekspresyonun azalması istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır (p<0.001). IHK çalışmamızın sonucu mRNA PCR ekspresyon analizlerimizin sonucu ile korele saptanmış olub, NP hasta grupunda IHK boyanmanın sağlıklı gruba göre baskılandığı gösterilmiştir. Nazal polipozis hasta grubu astım varlığı, NSAİİ allerjisi, Samter triadı varlığı, primer/revizyon FESS cerrahi öyküsü, ailede nazal polip öyküsü, Lund-Mackey ve Meltzer evreleme skorlarına göre iki grup oluşturularak IHK protein boyanma durumuna göre karşılaştırılmıştır.Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmasada, astımlı NP grubunun %91.7'sinde, NSAİİ allerjisi olan hastaların %75'inde, Samter triadı pozitif olan grubun %100'üde, revizyon FESS cerrahisi geçirenlerin %75'inde, Lund-Mackey evreleme skoru 19 ve üzerinde olan hastaların %80'ninde, toplam grubun %63.3'ünü oluşturan Meltzer evre 3-4 olan hastalarda boyanmanın baskılanması görülmüştür.Hasta örneklem sayısın artırılması durumunda istatistiksel olarak anlamlı bir fark olacağını düşünmekteyiz. Sonuç olarak; SEMA 3E geninin nazal polipoziste mRNA ve protein düzeyinde ekspresyonunun azaltıldığı gösterilmiştir.Bilindiği kadarıyla SEMA 3E geni nazal polipoziste ekspresyon seviyesi ve immünohistokimyasal olarak ilk defa çalışılmıştır.SEMA 3E geninin astımda olduğu gibi, nazal polipozis etyopatogenezinde etkili olabileği düşünülmektedir, ancak daha büyük hasta popülasyonlarında çalışmaların tekrarlanmasına ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Nazal polipozis, SEMA 3E geni, astım