İyatrojenik ve travmatik vasküler lezyonların perkütan stent-graft uygulanımı ile tedavisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2003

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞULE KOŞAR

Danışman: ERHAN TURGUT ILGIT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

55 ÖZET Amaç: iatrojenik ve travmatik vasküler yaralanmalar sonrası gelişen PA ve AVF tedavisinde endovasküler stent-graft uygulanımının etkinliğinin ve güvenliğinin değerlendirilmesi. Gereç ve yöntem: Diagnostik ya da girişimsel amaçlı kardiak kateterizasyon sonrası gelişen on iyatrojenik ve bir travmatik femoral AVF, iki travmatik PA ve bir iyatrojenik iliak AVF' den oluşan toplam on dört lezyona stent-graft uygulandı. Fistüller derin femoral arter (n=10), yüzeysel femoral arter (n=1) ve ana iliak arterden (n=1) köken almaktaydı. PA' lardan biri aksiller arterde diğeri popliteal arterdeydi. Bütün lezyonlarda endovasküler girişim femoral arterden gerçekleştirildi. Popliteal PA' da Wallgraft, aksiller PA' da Hemobahn, bir travmatik femoral AVF' de el yapımı stent-graft ve on bir iyatrojenik AVF' de (bir ana iliak, on femoral) Jostent-graft kullanılmıştır. Hastalara girişimsel işlem sırasında ve sonrasında gerekli antiagregan ve antiplatelet tedavi uygulanmıştır. Bulgular: On dört hastanın on birinde lezyonların perkütan olarak kapanması sağlanmıştır (%78.6). Yüzeysel femoral arterdeki arteriovenöz fistülde stent-graft implantasyonundaki teknik başarısızlık nedeniyle tedavi sağlanamadı. Bir hastada fistülün femoral bifurkasyona yakın olması ve stent-graftin kısa seçilmesi nedeniyle kısmi fistül oklüzyon sağlandı. Diğer bir hastada ana iliak arterdeki fistülün oklüzyonu sırasında internal iliak arteri korumak amaçlı teknik yaklaşım ile ancak kısmi oklüzyon gerçekleştirilebildi, izlem sırasında hastanın semptomatik hale gelmesi nedeniyle fistül cerrahi olarak onarıldı. Izlem sırasında hastalardan ikisinde neointimal hiperplazi gelişti. Bunlardan aksiller arterde bulunan ve semptoma yol açan lezyona perkütan balon anjioplasti uygulanarak başarıyla tedavi edildi. Diğer olguda lezyon derin femoral arterde olup hasta asemptomatik idi. Hastanın takibine karar verildi. Sonuç: Psödoanevrizma ve arteriovenöz fistüllerin perkütan tedavisinde endovasküler stent-graft uygulanması etkin ve güvenli bir yöntemdir. Seçilmiş uygun hastalarda PA ve AVF' lerin endolüminal onarımı cerrahiye alternatif bir yöntemdir.