KAROTİS DSA GÖRÜNTÜLEMEDE KAROTİS ARTER DARLIĞI OLAN VE OLMAYAN HASTALARDA ULTRASONOGRAFİK KANTİTATİF KARACİĞER YAĞ İÇERİĞİ ÖLÇÜMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NEMAT IBRAHIMKHANLI

Danışman: Halit Nahit Şendur

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çalışmamızda, supraaortik ve serebral anjiografi incelemesi gerçekleştirilen hastalarda, karotis arterde anlamlı darlığı (≥%50) olan ve olmayan hastaların ultrason cihazı ile gerçekleştirilmiş kantitatif karaciğer yağ içeriği ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olup olmadığını değerlendirmeyi amaçladık. Temmuz 2023 ile Aralık 2023 tarihleri arasında bölümümüzde 'Vasküler Girişimsel Radyoloji' ünitesinde, klinik endikasyon dahilinde supraaortik ve serebral DSA görüntülemesi gerçekleştirilecek hastalardan yazılı onam vererek çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden hastalara ultrason ünitemizde abdomen ultrason incelemesi gerçekleştirilmiştir. Geçirilmiş karotis endarterektomi ameliyat öyküsü olanlar, alkol bağımlılığı olanlar (>20 gram/gün), hepatit B/C enfeksiyonu olan hastalar, karaciğer operasyon öyküsü olanlar, Wilson hastalığı ya da hemokromatozis tanısı olan hastalar, tamoksifen, metotreksat, kortikosteroid gibi steatojenik ilaç kullananlar, on sekiz yaş altı olan hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Çalışma grubunu toplam 279 olgu oluşturmaktadır. Kantitatif karaciğer yağ ölçümleri (TAI, TSI, yağ fraksiyonu) abdomen radyolojisi konusunda deneyimli akademisyen radyolog gözetiminde gerçekleştirilmiştir. Karotis arter darlık yüzdesi 2 deneyimli akademisyen girişimsel radyolog gözetiminde NASCET kriterleri kullanılarak hesaplanmıştır. Tüm veriler kaydedildikten sonra karotis arter darlık derecesi ile karaciğer kantitatif yağ içeriği ölçümleri arasında anlamlı ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Veriler istatistiksel olarak değerlendirildiğinde, TAI tekniği ve TSI tekniği ile ölçülmüş karaciğer yağ içeriği değerlerinin ve yağ fraksiyonu yüzdelerinin karotis arter darlığı olan olgularda istatistiksel açıdan anlamlı olacak şekilde daha yüksek olduğunu saptadık (p˂0,001). Yaptığımız ROC analizinde, özellikle KAD olmayan ve ≥%50 darlığı olan olguları ayırt etmede, TAI, TSI ve yağ fraksiyonu ölçümlerine ilişkin ROC eğrisi altında kalan alan değerlerinin kabul edilebilir bir ayırım gücüne sahip olduğunu tespit ettik. Karotis arter hastalığı ve NAYKH için örtüşebilecek risk faktörlerini (diyabet, hipertansiyon, yaş, cinsiyet, VKİ, sigara içme durumu, lipid değerleri gibi) göz önünde bulundurup bu risk faktörlerinden, karotis arter hastalığı ile aralarında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptadığımız risk faktörlerinin (yaş, VKİ, diyabet, sigara içme durumu) düzeltildiği Backward lojistik regresyon analizinde, NAYKH'nın karotis arter hastalığı için bağımsız risk faktörü olduğunu tespit ettik. Sonuç olarak, karaciğer yağlanmasının ultrason temelli kantitatif ölçüm teknikleri olan TAI, TSI ve yağ fraksiyonu değerleri, karotis arter hastalığı açısından riskli bireyleri belirlemeye ve hastaları asemptomatik dönemde karotis arter hastalığı için taramaya yönlendirmeye katkı sağlayabilir. Ancak bu konuda, farklı karaciğer yağ ölçüm araçlarını da içeren, olgu sayısı daha fazla olan, çok merkezli yeni çalışmalara gereksinim vardır.