AKUT LÖSEMİ TANISI VE HEMATOLOJİK HASTALIĞI OLAN HASTALARDA KEMİK İLİĞİ HÜCRELERİNİN YENİ NESİL OTOMATİK KAN SAYIM CİHAZINDA DEĞERLENDİRİLMESİ
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SELİN SİNEM KADIOĞLU TERZİ
Danışman: Zühre Kaya
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Akut lösemili hastaların tanı ve tedavi izleminde kemik iliğinin mikroskopik incelemesi hala altın standart yöntemdir. Kemik iliği morfolojisinin maliyeti düşük olmasına karşın zaman alıcı olması ve çok sayıda hücre değerlendirilmesi gerekmesi en büyük dezavantajıdır. Otomatik kan sayım cihazlarının ise periferik kan hücrelerini hızlıca ölçmesi büyük avantajdır. Son yıllarda yapılan çalışmalar kan sayım cihazında periferik kanda görülmesi beklenmeyen normoblast, immatur granulosit gibi immatur hücrelerin yanında Hematopoetik Progenitor Cell (HPC) olarak adlandırılan yeni bir parametrenin eklenmesiyle kemik iliği hücrelerinin de kan sayım cihazlarında ölçülebildiğini göstermiştir. Özellikle periferik kök hücre nakli yapılacak alıcılarda nakil öncesi bakılan CD34+ kök hücre sayısı ile HPC arasında güçlü korelasyon bulunması kök hücre nakli planlanan hastaların optimal kök hücre toplama zamanını belirlemede CD34+ ölçümü yerine HPC'nin kullanılabileceğini göstermiştir. Bu çalışmada kliniğimizde akut lösemi tanısı alan hastaların otomatik kan sayım cihazında çalışılan kemik iliği örneklerinde HPC parametresinin akut lösemi tanı, izlem ve relapsı öngörmedeki rolünü araştırdık. Yöntem: Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji kliniğine 2017-2021 yılları arasında kabul edilen 1-18 yaş arası toplam 72 çocuk, n=29 Akut Lösemi (n=24 Akut Lenfoblastik Lösemi, n=5 Akut Myeloblastik Lösemi), n=32 reaktif kemik iliği bulguları olan hasta, n=11 sağlıklı kök hücre vericisi çocuklar çalışmaya alındı. Sysmex-XN20® otomatik kan sayım cihazında hastaların ve sağlıklı kontrollerin kemik iliği örnekleri çalışıldı. Lösemi hastalarında ilk tanıda, 15. gün, 33. gün ve 78.günkü kemik iliği örneklerinde HPC, monosit sayı ve yüzdeleri ile eş zamanlı kemik iliği blast yüzdeleri ve 15. Gün minimal residual disease (MRD) değerleri kaydedildi. Reaktif kemik iliği bulguları olan hastaların ve sağlıklı kontrollerin ilk kemik iliği örneklerindeki HPC, monosit sayı ve yüzdeleri kaydedildi. Tüm veriler SPSS 25.0 programında analiz edildi. Bulgular: Lösemi hastalarında tanı anında HPC yüzde, monosit sayı ve yüzde değerleri, reaktif kemik iliği bulguları olan hastalara göre anlamlı yüksek bulunmuştur(p 0.05). ALL ve AML grupları arasında anlamlı fark saptanmamıştır(p>0.05). ALL hastalarında tedavi günlerine göre yapılan değerlendirmede en yüksek HPC ve monosit değerleri tanı anında bulunurken en düşük değerler 15. günde bulunmuştur. HPC ve monosit değerleri arasında 33. ve 78. günde güçlü korelasyon (r33=0.886, r78=0.945), tanı anı ve 15.günde orta düzeyde korelasyon (r0=0.482, r15=0.680) bulunmuştur. Relaps hastalarda tedavinin 15. gününde yüksek HPC% ve MRD değerleri relaps olmayan hastalara göre anlamlı yüksek bulunmuştur. Sonuç: Bulgularımız ALL'li çocuklarda akut lösemi tanı, izlem ve relaps durumunda HPC parametresinin yararlı olabileceğine işaret etmektedir