Hemiplejik hastalarda Hoffmann işaretinin elektrofizyolojik analizi ve spastisiteyle ilişkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2000

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DERYA ALPTEKİN (ÖZMEN)

Danışman: JALE MERAY

Özet:

64 ÖZET Serebrovasküler olay nedeniyle gelişen hemipleji tanısıyla izlenen ve klinik değerlendirmeyle hemiplejik üst ekstremitelerinde Hoffmann işareti tesbit edilen gönüllü 30 hastada, fonksiyonel olduğu düşünülerek seçilen fleksör pollisis longus, fleksör pollisis brevis ve fleksör digitorum süperfisialis ile antagonist kas yanıtını incelemek amacıyla seçilen ekstansör pollisis brevis kaslarından yüzeyel elektrofizyolojik kayıtlama yapıldı. Kayıtlar el bileğinin fleksiyon ve ekstansiyon pozisyonlarında ayn ayrı ve Hoffmann belirtisi test edilirken, klinik yanıtla eş zamanlı olarak yapıldı. Hemiplejik üst ekstremitede spastisitenin klinik değerlendirmesi için Modifiye Asworth skalası, üst ekstremite motor iyileşmesi için Brunnstrom evrelemesi, özürlülüğün değerlendirilmesi için FİM ve motor değerlendirme için Rivermead mobilite indeksi kullanıldı. Elektrofizyolojik parametreler ; el bileğinde fleksör yönde spastisitesi olan grupta, spastisitesi olmayan gruptan daha yüksek olmakla birlikte aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Hoffmann işaretinin elektrofizyolojik analizinin, spastisitenin kantifıye edilmesinden çok, kalitatif değerlendirmede faydalı olabileceği sonucuna varıldı. Üst motor nöron sendromunun diğer bileşenlerinden tendon refleks hiperaktivitesi ve ekstansör plantar yanıtla elektrofizyolojik parametreler arasında herhangi bir ilişki saptanmazken, klonusu olan grupta fleksör pollisis brevis kasından kaydedilen elektrofizyolojik parametrelerin anlamlı ölçüde daha yüksek olması, bu sonucun kabul görebilmesi için daha geniş çalışmalarla desteklenmesini gerektirir. Çok segmentli bir fleksör refleks olan Hoffmann işaretinin ilk kez elektrofizyolojik analizinin yapıldığı bu çalışmada ; ön kol anteriorunda en geniş yüzeyel kas olan fleksör digitorum süperfisialisin bu inceleme için en uygun kas olduğu, ancak nisbeten derin yerleşimli ve küçük olan fleksör pollisis longus ve brevisin optimal elektrofizyolojik kayıtlama için çok65 uygun olmadığı sonucuna varıldı. Öte yandan antagonist kas yanıtının incelenmesi için seçilen ekstansör pollisis brevis kasından yanıt alınması, spastisitede bildirilen bozulmuş resiprokal inhibisyon mekanizması ve artmış agonist-antagonist kas ko-kontraksiyonunu göstermesi bakımından son derece önemlidir. El bileğinin ekstansiyon pozisyonunda elde edilen elektrofizyolojik parametrelerin, fleksiyon pozisyonunda kaydedilenlerden daha yüksek olması, Hoffmann işaretinin elektrofizyolojik analizinde el bileğinin ekstansiyon pozisyonunun en uygun pozisyon olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak ; çok segmentli bir fleksör refleks olan Hoffmann işaretinin elektrofizyolojik analizi, spastisitenin kantifiye edilmesinden çok, kalitatif değerlendirme için faydalı bir metod olarak kullanılabilir.