Borik Asitin Erkek Ratlarda Testis Torsiyon/Detorsiyonu Sonrası Böbrek Dokusu ve Oksidatif Stres Üzerindeki Koruyucu Etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: UĞUR MUSA ADAM
Danışman: Metin Alkan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Testis torsiyonu, şiddetli skrotal ağrı ve iskemiye yol açan patolojik bir durumdur. Detorsiyon sonrası perfüzyon geri gelir. Ancak reperfüzyon sonrasında iskemi reperfüzyon hasarı denilen patolojik durum ortaya çıkar. Bu durum çeşitli mekanizmalarla iskemide oluşan hasardan daha fazla zarara yol açabilir. Bu süreçte oksidatif stres faktörleri ve inflamatuar yanıt aracılığla vücutta sistemik bir inflamasyon oluşur. Tek bir organın iskemi ve reperfüzyona maruz kalması daha sonra diğer organlarda inflamatuar aktivasyona neden olabilir ve sonunda çoklu organ yetmezliğine yol açabilir. Doğrudan iskemiye maruz kalmayan organlarda dahi hasar oluştuğu bilinmektedir. Çalışmamızda bu sistemik inflamasyon ve serbest radikal üretiminin böbrek dokusu üzerindeki etkilerini biyokimyasal ve histopatolojik açıdan inceledik. Borik asitin organizmalarda tümör inhibisyonu, enerji metabolizması, hormonlar üzerinde faydalı etkileri olduğu bilinmektedir. Son yıllarda borik asitin antiinflamatuar ve antioksidan etkileri olduğu da gösterilmiştir. Amacımız, rat testis torsiyonu/detorsiyonu modelinde reperfüzyon oluşturduktan sonra böbrekte oluşacak olan potansiyel hasarın borik asit uygulanması yoluyla azaltılabileceğini saptamaktır. Metod: Çalışmada 24 adet, 12 aydan büyük, 250-350 gram aralığında erkek Wistar albino ratlar kullanıldı. Etik komite onayı alındıktan sonra erkek wistar ratlar dört gruba ayrıldı ve her grupta 6 hayvan vardı. Gruplar; kontrol grubu (Grup K), borik asit grubu (Grup BA), torsiyon/detorsiyon grubu (Grup İ/R), borik asit torsiyon/detorsiyon grubu (Grup BA-İ/R) olarak adlandırılmıştır. Tüm ratlara anestezi ve analjezi için 50 mg/kg, i.p. ketamin ve 10 mg/kg i.p. ksilazin uygulandı. Bütün gruplarda skrotum uzunlamasına kesilip testis diseke edildi. Grup K ve İ/R'de herhangi bir ilaç uygulaması yapılmadı. Grup BA ve BA-İ/R'ye cerrahi işlemden yarım saat önce i.p. yoldan 50 mg/kg borik asit uygulandı. Grup İ/R ve BA-İ/R'de testis torsiyon/detorsiyon modeli uygulandı. Bu iki grupta testis 4 saat boyunca torsiyone kaldıktan sonra 12 saat detorsiyonda kaldı. İşlem sonunda hayvanlara sakrifikasyon uygulandı. Ardından tüm hayvanların böbrek dokuları histopatolojik ve biyokimyasal değerlendirme için alındı. İskemi reperfüzyon hasarının neden olduğu oksidatif stres ve borik asitin antioksidan etkilerini araştırmak için böbrek dokusunda MDA, CAT, GST ve PON seviyeleri ölçüldü. Histopatolojik inceleme için alınan kesitler histokimyasal olarak Hematoksilen Eozin ile boyandı ve değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamızda böbrek dokusu üzerinde yapılan ışık mikroskopisi incelemesinde elde edilen bulgulara göre İ/R grubunda kontrol grubuna göre GV, TD, VVH, THDN değerlerinde artış görülmüştür. Ayrıca böbrek dokusunda oksidan durum parametrelerinden MDA'da artış ve PON düzeyinde azalış tespit edilmiştir. Borik asit ile tedavi edilen İ/R grubunda VVH, TD değerleri İ/R grubuna göre azalmış olarak tespit edilmiştir. Gruplar arasında Lİ, THS, BSD ve THD açısından anlamlı fark bulunmamıştır. MDA düzeyi, BA-İ/R grubunda İ/R grubuna göre anlamlı düşük olarak bulunmuştur. PON enzim aktivitesi ise BA-İ/R grubunda İ/R grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Gruplar serum GST ve CAT enzim aktivitesi açısından kendi aralarında kıyaslandığında benzer bulunmuştur. Sonuç: Buradan elde edilen verilere göre, testis torsiyon/detorsiyon modeli oluşturulan ratlarda oluşan iskemi reperfüzyon durumunun böbrek hasarına yol açtığı ve borik asit uygulamasının böbrekte artan hasarı azalttığı sonucuna ulaştık.