Konjenital glokomda prognostik faktörlerin uzun dönem görsel sonuçlar üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE NUR YILMAZ

Danışman: HATİCE TUBA ATALAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Kliniğimizde primer konjenital glokom (PKG) ile takipli hastaların uzun dönem görsel sonuçları ile ilişkili faktörleri bildirmek. GEREÇ VE YÖNTEM: Retrospektif dizaynlı çalışmamızda Ocak 2001- Aralık 2021 tarihleri arasında primer konjenital glokom nedeniyle takip edilen 73 hastanın 125 gözü değerlendirmeye alındı. Başvuru semptomları, ilk genel anestezi altında muayene dosyalarından göz içi basıncı, kornea çapları, c/d oranı, kornea ödemi varlığı, takip süresi boyunca uygulanan cerrahi prosedür, toplam cerrahi sayısı, antiglokomatöz ajan sayısı kaydedildi. Hasta grubunda görmeyi azaltan korneal skar, glokomatöz optik nöropati, anizometropi, refraktif ambliyopi gibi oküler komorbidite fakörlerinin varlığı detaylı incelendi. Takip süresi sonunda ölçümler tekrarlandı ve kaydedildi. Takip süresi sonunda hastaların refraksiyon muayenesi ve yaşa uygun metodla görme keskinliği (GK) değerlendirmesi esas alındı . Final GK'ye göre hastalar iyi (20/20-20/50), orta (20/50-20/200), kötü görme keskinliği (<20/200) olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Tüm faktörler gruplar arasında kıyaslanarak görsel prognoz ile ilişkisi incelendi. BULGULAR: Hastaların tanı yaşı ortalama 3,86±3,02 ay, takip süresi 87,6±37,08 aydı. Takip süresi sonunda hastaların refraksiyon sferik ekivalanı ortalama -4,37±3,53 D, GK ortalama 1,05±0,79 logMAR idi. Final GK'ye göre gözler gruplandırıldığında 36 gözde iyi (%28,8) , 22 gözde orta (%17,6), 67 gözde kötü (%53,6) final GK izlendi .Hasta popülasyonunda GK'yi azaltan en sık oküler komorbidite korneal opasiteye bağlı deprivasyon ambliyopisi (%40), ikinci sıklıkta anizometropik ambliyopi (%29,6) gelişimi idi. Erken tanı ve ilk cerrahi, buftalmus, haab stria varlığı kötü GK grubunda anlamlı düzeyde daha yüksekti (p<0,005). Kötü GK grubunda buftalmus, haab stria, kornea opasite, refraktif ambliyopi, glokomatöz optik nöropati anlamlı düzeyde daha sık izlendi (p<0,005) . Takip süresi sonunda kornea çapları, c/d oranı ve aksiyel uzunluk (AU) kötü GK grubunda anlamlı düzeyde daha yüksekti (p<0,005). Tüm parametreler kötü GK riski açısından incelendiğinde final AU'nun kötü görsel sonuç ile en çok ilişkili faktör olduğu, final AU ≥25 mm olan hastaların, <25 mm olanlara göre kötü prognoz riskinin %677,9 kat daha fazla olduğu görüldü (OR=6,779). SONUÇ: PKG hastalarında yapılan cerrahi sonrası hedeflenen GİB ulaşılıp stabil GİB sağlansa da ömür boyu görme potansiyelini azaltacak ek refraktif patolojiler mevcuttur. Tanı ve tedavi sonrası ömür boyu devam eden takiplerde gelişen refraktif kusurların farkedilmesi mevcut görme potansiyelinin korunması için hayati önem taşımaktadır. ANAHTAR KELİMELER: Primer konjenital glokom, anizometropi, korneal opasite, ambliyopi, buftalmus, görme keskinliği