A549 kanser hücrelerinde kemoterapötiklerle indüklenen senesenste teofilinin sekretom gelişimi üzerindeki etkisi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, -, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESİN KARGIOĞLU
Danışman: Aysun Özdemir
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Hücresel senesens; çeşitli stres faktörlerine maruz kalan hücrelerin geri dönüşümsüz olarak proliferasyonunun durması halidir. Hücresel senesensin altında yatan mekanizmaların kansere karşı korunmada önemli olduğu düşünülmektedir. Sitotoksik etkili kemoterapötik ajanlar, kanser hücrelerini ortadan kaldırmak için yüksek konsantrasyonlarda kullanılırlar. Aynı ajanların düşük konsantrasyonları kanser hücrelerinde senesensi indüklediği bilinmektedir. Senesens hale gelen kanser hücreleri kanser mikroçevresine çeşitli faktörler salgılar. Mikroçevreye salgıladıkları bu faktörlere senesens ile ilişkili sekretom (SASP) denilmektedir. Terapi ile indüklenen senesent hücre sekretomunun kanser hücresinde tümörigenezi artırdığı, kanser hücrelerinin invazyonuna ve metastaz yapmasına neden olduğu bilinmektedir. Bu sebeple kanser hücrelerinde senesensin oluşum mekanizmasının ve senesent hücrelerin sekretomunun çevre hücreler üzerindeki etkilerinin ortaya çıkartılması kanser tedavisi açısından önem taşımaktadır. Bu amaçla kanser tedavisinde adjuvan tedavi şekli olarak senoterapötik ajanların (senesent hücreleri seçici olarak öldüren senolitik etkili ve senesens hücre sekretomunu inhibe eden senomorfik etkili) keşfi üzerine yoğun çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Teofilin terapötik konsantrasyonlarda bronkodilatör, antiinflamatuvar, immünomodülatör etkiler gösteren, çok uzun yıllardır, astım ve obstrüktif solunum yolu hastalarında kullanılan bir ilaçtır. Terapötik konsantrasyondan daha düşük konsantarsyonlarda ise teofilinin HDAC'ın (histon deasetilaz) aktivasyonunu indüklediği ve inflamatuvar genlerin ekspresyonunu baskılayarak makrofajlardan interlökin sekresyonunu inhibe ettiği bilinmektedir. Bu tez çalışmasında, A549 kanser hücrelerinde kemoterapötik ajan olan doksorubisin ile indüklenen senesenste, teofilinin sekretom gelişimi üzerindeki olası etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bulgularımız teofilinin, 300 nM doksorubisin ile indüklenen senesens gelişiminde etkisinin olmadığını göstermiştir. Teofilinin senesens kanser hücre sekresyonuna etkisini incelemek için, kanser hücrelerinde ilk olarak senesens indüklenmiş, indüksiyon sonrası hücrelere teofilin uygulanmıştır. Toplanan hücre sekretomunda IL-6 ölçümü gerçekleştirilmiş ve teofilinin, senesent hücre sekresyonundaki IL-6 sitokinini azalttığı bulunmuştur. Sonuç olarak, bulgularımız teofilinin senomorfık bir ajan olduğunu göstermiştir. Fakat teofilinin SASP üzerindeki bu etkisinin fonksiyonel sonucunun anlaşılabilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.