Meme kanserinde neoadjuvan kemoterapi sonrası PET-BT ve histopatolojik bulgulara dayalı aksiller yanıt ve cerrahi yaklaşımın değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET CAN KOYUNCUOĞLU

Danışman: MUSTAFA ŞARE

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışma, neoadjuvan kemoterapi (NAK) uygulanan meme kanseri hastalarında aksiller patolojik tam yanıtı (pCR) öngören faktörleri belirlemek ve bu faktörlerin cerrahi karar süreçlerine etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda, 2018–2025 yılları arasında NAK alan 309 meme kanseri hastası retrospektif olarak incelendi. Hastalar, tedavi yanıtına göre pCR ve yanıtsız gruplara ayrıldı. Klinik özellikler, histopatolojik bulgular, moleküler belirteçler (ER, PR, HER2, Ki-67), PET-BT SUVmax değerleri ve cerrahi sonuçlar karşılaştırıldı. Bulgular: Hastaların %50,5'inde pCR elde edildi. pCR grubunun ortalama yaşı daha düşüktü (p=0,016) ve premenopozal hastalarda yanıt oranı yüksekti. Grade 3 tümörlerde pCR oranı anlamlı olarak fazlaydı (p<0,001). ER negatifliği, pCR olasılığını 10,3 kat artırdı (p=0,005); HER2 pozitifliği ve yüksek Ki-67 düzeyi de yanıtla ilişkiliydi. PET-BT analizinde, NAK sonrası düşük aksiller SUVmax (<0,400) değerleri, yüksek doğrulukla aksiller pCR'yi öngördü (duyarlılık %97,4; özgüllük %96,7). Sonuç: Genç yaş, premenopozal durum, yüksek histolojik grade, ER negatifliği, HER2 pozitifliği, yüksek Ki-67 ve NAK sonrası düşük aksiller SUVmax değerleri, aksiller pCR'yi öngören güçlü faktörlerdir. Bu faktörlerin birlikte değerlendirilmesi, cerrahi planlamada değerli bir öngörü aracı olarak kullanılabilir. Bu bulgular, uygun hastalarda aksiller cerrahinin daha konservatif planlanmasına ve gereksiz diseksiyonların önlenmesine katkı sağlayabilir.